Bugüne kadar ülkemizin bir çok insanı hak mahrumiyeti yaşadı ve halen yaşıyor. Güçlü olan kuralları kendi isteğine göre şekillendiriyor, diğer insanlar ise o kurallara verilen şekillere uymaya zorlanan köleler haline getiriliyor. Hamili kart yakınlarının işleri hep yolunda gidiyor. Öte yandan başarılı insanlar, sınavlarını verip bir mevkie gelmek için alın teri dökenler ise hep boşta kaliyor veya işleri yolunda gitmiyor.
“ Burası Türkiye! Burada her şey olabilir.”
Diyen çok insan gördüm. Atatürk devrimleri, Cumhuriyet ve özellikle Laiklik işlemesi gerektiği gibi değilde; başkalarının istediği şekilde işletiliyor. Madem bu ülkede adalet var. O zaman niye torpil ve rüşvet gibi yüz kızartıcı iki faktör ülkemizde en çok yaşanan olaylardan oluyor? Biz dün nasıl Enver Paşa’nın Almanya hayranlığı yüzünden 1. Dünya Savaşı’nda kaybettiysek; bugün de batının ahlaksızlıklarına hayran olan bazı Siyasetçi, Rektör, Medya Patronları vs. insanlar yüzünden bazı değerlerimizi kaybediyoruz. Bugün Avrupa’nın bir çok ülkesinde yüksek öğretim kurumlarında öğrenciler başörtüsüyle okuyabiliyorken; Türkiye ‘de bu maalesef yasak! Başörtüsüyle üniversiteye girmek; kamusal alanda türban sayıldığı için yasaklanmış(!) Laiklik din ve devlet işlerinin bir birinden ayrılmasıdır. Laiklik bir sistem olup, ilk Avrupa da benimsenmiştir. Ama bugün Avrupa ‘nın bir çok yerinde serbest olan bir şey Türkiye ‘de yasak! Serbest olması için çalışan insanlara da engel olunuyor. Çünkü serbest olursa; rejim sarsılacak ve Cumhuriyet tehlikeye girecekmiş. Bak sen! Avrupa ‘dan aldığımız Laikliği statükocular kendi menfaatleri doğrultusunda şekillendirip, kendi bakış açılarına göre uyguluyorlar. Avrupa’da serbest olan bir şey burda niye yasak oluyormuş? Orada insanlar çok mu gerideler?
Laiklik nasıl benimsendi önce bir ona bakalım:Avrupa da bazı bilim adamları bilimsel çalışmalar yaparken o dönemin din ve inanç yapısına bazen ters düşebiliyordu. Dini inançlar bu tür çalışmaları engel niteliğindeydi. Bunun en büyük örneği, Dünya yuvarlaktır diyen Galile ‘nin dinden aforoz edilip öldürülmesidir. Tabi sonradan dünyanın yuvarlak olduğu anlaşılınca da iş işten çoktan geçmişti. Laiklik böyle bir sistem olup; ülkemizde uygulanışı yanlışlarla doludur. Başörtüsünün yüksek öğretimde serbest olması için bazı adımların atıldığı bu günlerde; Rektörler kurulu toplantısında birleşen 120 batı hayranı ve ilmini kötüye kullanmaya meilli olduklarını gösteren rektörler kalkıp bir bildirinin altına imza atarak meclisteki oylamayı etkilemeye çalışıyorlar. Daha ileri giden bir rektör ve bazı öğretim görevlileri; böyle bir tasarının meclisten geçmesi halinde; başörtülü öğrenciye adil davranmayıp hak ettiği notu vermeyeceklerini açıklıyorlar. Bu nasıl bir anlayıştır? Bu ülkenin ekmeğini yiyip, suyunu içen ve hatta örnek olması gereken birilerinin bu açıklamayı yapmaları ne hakla ne de hukukla örtüşmemektedir. Atatürk ve Cumhuriyet üzerinden siyaset yapıp bu tür değerlerin arkasına saklanan ahlaksızların kürsülerinden son seslenişleridir. Laikliği din düşmanı haline getiren bu insanlar nasıl ilim adamıdırlar? Yazımın başında söylediğim gibi bu ülkede Cumhuriyet eğer varsa; neden hep güçsüzler eziliyor. Neden hep Ankara ‘da dayısı olan kazanıyor?
Cumhuriyetin değerlerini sağlamlaştırmak yerine yapılan şey; Cumhuriyetin arkasına saklanıp onun üzerinden siyaset yapmak! Bunlara en güzel cevap hak yolunda devam etmektir. Hak yolunda devam edersek Cumhuriyet güçlenir. Bu konu hakkında kitaplar yazılır ama bir insanın bağlı olduğu, körü körüne hayran olduğu sapkın değerleri varsa yapacak şey bellidir. O insana söz hakkı vermemektir!


konuyla alakalı Yorumlar
11 users (Kişi Tarafından Bu YazıyaYorum Yapılmış)
öğretmenim…öğrenci;ister mayo ister başörtüsüyle gelsin..dersime bakarım..
Bu konu, ülkemizde ençok tartışılan bir sorun.Seninde burda bu konu üzerine bir yazı yzmanda çok güzel:Bütün ülkelerde tüm hrşey tıkırında giderken bizim ülkemizde yöneticiler eğitimden çok kılık kıyafet derdinde.Bana soracak olursan böyleri aşıp daha güzel şeyleri,eğitim için daha yararlı şeyler fikirler üretmeliyiz.Bence baş öttüsü kılık kıyafet gibi şeyler ile ugraşılmamalıdır burası sözde demokratik bir ülke.
senin gibi bir kaç kişi daha olsa neler neler olcak ama işte :)
meseleye çok -bana göre- sığ bir açıdan bakmışsın.. hep aynı yorumları yazmayacağım, tam tersi bir yazıya yazdığım yorumu sana da iade ediyorum.
http://www.alivesitesi.com/index.php/turkiyede-laiklik/
Yazınızdan şunları çıkardım:
1- Avrupa’da Laikliğin çıkış sebebi, onların dininin bilime ve gelişmeye engel olduğu, gelişmeyi baltaladığı yüzünden… Bizde ise, İslam dini ilime fenne engel olmuyor bilakis teşvik ediyor. Kuranda madencilik, metalürji ilimlerinden uzay ilimlerine, tıptan pedagojiye hatta zoolojiye ve botaniğe kadar her türlü ilime işaret ve teşvik var. Bunlar apaçık kesin bir gerçek, görmek isteyene. Böyle olunca bizde laiklik gereksizdir demek istiyorsunuz.
2- Bazı çevreler dindar insanları bilimden, ilmi çalışmalardan uzak tutmaya çalışıyor. Bunlar batı dünyasının ajanları gibi bir şeydir. Müslümanların kısaacası islam dünyasının bilim dünyasında ilerlemesini ve söz sahibi olmasını istemiyorlar. Bütün dertleri budur. Türk halkı batı dünyasına entegre olacaksa buyursunlar ilim sahasında ilerlesinler ama eğer islam dünyasına örnek ve yardımcı olacaklarsa hayır asla Türkler bilim alanında ilerlemesin diye düşünürler.
Ben yazınızdan bunları çıkardım. Çok akılcı tespitlerin yapıldığı önemli bir yazı olmuş, benim anladığım kadarıyla.
Hem “bugün de batının ahlaksızlıklarına hayran olan bazı Siyasetçi, Rektör, Medya Patronları vs. insanlar yüzünden bazı değerlerimizi kaybediyoruz.” deyip, hem de “Avrupa ‘dan aldığımız Laikliği statükocular kendi menfaatleri doğrultusunda şekillendirip, kendi bakış açılarına göre uyguluyorlar. Avrupa’da serbest olan bir şey burda niye yasak oluyormuş? Orada insanlar çok mu gerideler?” demişsin.
Laikliği biz Avrupa’dan değil Atatürk’ten aldık hatırlatırım. Atatürk olmasa laik bir ülke değil, bir ülke bile olamazdık.
Bu nedenle söylemek istediğim şu bugün üniversitelerde Erdoğan’ında dediği gibi siyasi simge olan türban serbest bırakılırsa, iki,üç sene sonra o üniversitelerden mezun olan kişiler görevini türbanı yüzünden yapamayacak ve böylece adliyelerde, mecliste vs. yerlerde de türbanın serbestleştirilmesi için çalışmalar başlayacak.İşte bu laikliğe karşı bir harekettir.
Ayrıca neden üniversiteler hiç düşündünüz mü? Ortaokul’da, lisede okuyan da müslüman değil mi, neden onlar değilde üniversiteler? Nedeni belli. Hedef laiklik. Kimse cumhuriyeti kullanıp siyaset yapmıyorçünkü bu ülke de siyaset yapılmıyor, AKP; ABD’den bizi bölecek hangi hamleyi duysa onu yapıyor.
Bu tartışmalar olmadan önce de isteyen istediği şekilde ibadet ediyor, istediği gibi adam akıllı takıyordu baş örtüsünü. Kimse dudağında bir kilo makyaj, altında etek başında türbanla gezmiyordu. Kimse bu türbanlı, bu türbansız diye ayırmıyordu. Hep gelip ülkeyi bölmeye çalışıyor, hem de bunu cumhuriyet ve laikliği korumak için yaptığınızı söylüyorsunuz.
Bence laikliğin tanımını ve bu ülkenin nasıl kurulduğunu tekrar okuyunuz.
Fakat toplumumuz cahil bırakıldığı, bir adım sonrasını göremez hale getirildiği için bu oynanan oyunların farkında değil. Tavsiyem ahkam kesmeden önce Avrupa’yı değil kendi standartlarımızı ve atalarımızı örnek almamız. Sanki ülkede herşey yolunda da tek türban sorunumuz varmış gibi hareket edip ortalığı kızıştırmamanız.
——
Ramazan ’s : Laiklik ve Cumhuriyet İnancımıza gelince mi işliyor. Hani hak hani adalet. Burası Cumhuriyet ile yönetilen bir ülkeyse nerede adalet. Var da biz mi görmüyoruz ? Ben ülkemi sevdiğim için söyliyorum bunları bölünsün istemiyorum. Bugün ben askere çağrıldığımda rahat ve isteyerek gidiyorum. Çünkü orda bana bir şey olursa şehitlik mertebesine erişme ihtimalim var. Zaten bu olmasa kimse gidip vatanı felan korumaz. Hangi avrupa ülkesinde ölümden korkamayan aklı başında askerler var? Peki benim başörtülü bacım niye inancını yerine getiremiyor. Laiklik Fıransa ‘dan alındı. Orda Yüksek öğretimde başörtüsü serbest. Yasalarımızın çoğu ordan burdan. Yani Atatürk yeni bir şey bulmadı bu konuda. Sadece çağdaş bir devlet kurmaya çalıştı. Atatürk Allah’ın bir kulu olup onu putlaştıranlar utansınlar. Onun mükemmel bir komutan olduğunu biliyoruz ona saygı gösteriyoruz da, neden bu süper insanı yaratan rabbimize vazifemizi yerine getirmemiz engelleniyor. Bugün burda hiç bir siyasi partiyi değil sistemi ben eleştirdim. İnsanların inancı sömürülüyor doğrudur. Türkiye de demokrasi felan yok kendimizi kandırmayalım. Diyanet işleri başkanlığına resmi olarak ne bir soru soruluyor ne de sözü dinleniyor. Halbuki doğru şekilde laiklik işlemiş olsaydı; O zaman bu konuyu diyanet çözerdi siyasetçi ne anlar dinden imandan. Avrupa da din işlerinde ilgili kurumun yetkisi tamdır. Burda utanmasalar diyaneti Genel Kurmay Başkanlığına bağlatacaklar. Zaten Diyanet ‘e fazla da söz hakkı verilmiyor. Namazı kıldıranları yönet, hutbeleri ve namaz vakitler vs. bunlar senin görevin diyorlar. Hepsi bu kadar. Halbuki böyle batı da böyle mi ? Adamların parasının üstünde bile yaziyor ” Allah’a güveniyoruz.” Bugün orası öyle yapiyor diye devlet geride mi? Yoksa dünyayı mı yönetiyor ? Hangisi sizler daha iyi bilirsiniz ! Atatürk ‘e körü körüne bağlısınız. O insan bir eser bıraktı onu hakkiyla korumak yerine onun üzerinden siyaset yapıp onu övmenin kimseye faydası yoktur. Onun bıraktığı deveti daha ileri götürmek dururken, neymiş efendim Türban’ın amacı belli.. Bu da Youtube ‘ın kapatılması gibi oldu. Bir kaç kişi için çoğunluk katledilemez ! Türbanı siyasal simge kullananlar mutlaka vardır. Ama bunu inancı için yerine getirenlerin suçu ne? Bu konuda ne AKP , Ne de MHP , Ne de CHP doğru yoldan gitmiyor. Üç parti de farklı şekillerde siyasi rank sağlamaya çalışıyor. Cephe de savaşan onca Mehmet Atatürk için mi savaştılar yoksa Allah’ın emrini yerine getirmek için mi ? Bu devlet bugün kurulmuşsa Dini inançların bunda payı büyüktür. Peki neden o zaman laiklikte bu dini inançlara saygısızlık yapiliyor ? Aslında laiklikte problem yok. Yanlış uygulaniyor ülkemizde. Bizim sistemimizde problem var. Ben askere gidince şehit olabiliyorum, o inancımı doyasıya yaşıyabiliyorum onda laikliğe aykırı bir şey yok, Ama bacım devlet kurumuna girdiğinde başı örtülü olsa burası laik bir devlettir deyip dışarı atiyorlar. Bu vatanın kurtulmasında başörtülü insanlar cepheye mermi taşımadı mı ? Onların yok mu bu devlet üzerinde hakkı ! Bizim ülkemizde yanlış uygulanan bir laiklik var diye bugün bütün bu tartışmalar yaşaniyor. Ben burdan kitaplar yazsam da, siz düşüncelerinize sapkın bir biçimde bağlı kaldığınız ve yaşadığınız ortam nedeniyle ikna olamazsınız. Halbuki inanırmısınız Allah bize ilahi emirler göndermiş ve bir ilahi emrinde diyor ki; ” Siz hiç aklınızı kullanmazmısınız ! ”
@ serdar;
Yorumunu okudum. “öğretmenim…öğrenci;ister mayo ister başörtüsüyle gelsin..dersime bakarım..” demişsin.
Ülkemizde bir öğretmen bile böyle konuşabiliyorsa birşeylerde sorun var demektir. Okullar sadece öğretimin değil eğitiminde yapıldığı yerdir. En azından bizim zamanımızda öyleydi.
Herkes iyi kötü işini yapıp, parasına bakma telaşında… Şu durumda olmamıza şaşmamalı. Yazık!
Kardeşim bak tartışma yapılıyorsa bunun ilk kuralı adam gibi tartışma yapılmasıdır. Burda seninle akıl, mantık
karşılaştırmasına girmeye lüzüm yok çünkü değmez. Ben senin yazdıklarını internette gezinirken gördüm yazdıkların
bana aykırı geldi cevaben bir yorum yazdım.
Sende burda seninle aynı görüşte olmayanlara “aklını kullanın” gibisinden muamele edeceksen önce senle tartışmaya
bile girmem, çünkü bu senin zaten tartışılmayacak, kafası kendi düşüncesinden başkasını kabul etmeyen, demokrasi,
eşitlik diye ahkam kesip kendine karşıt görüşlere yer vermeyen biri olduğunu gösterir.
Bu cevabından çıkan sonuçlara gelince;
- Demokrasiden bahsetmesi gereken son adamlardan biriside sensin.
- Ben senin yazdıklarına cevap verdim, ama görüyorum ki sen her cehalet sahibi insanda olduğu gibi konuyu farklı
yerlere çekerek yok şehit olma, yok genel kurmay, yok bilmem ne diye kendine avantaj sağlama peşindesin.
Yazdıklarımın hiç birisine cevap vermemişsin.
- Sana diyorum ki niye sadece üniversiteler cevap yok? lisede okuyan müslüman değil mi? senin bacın sadece
üniversite mi okuyor? Lisesi, orta okulu yok mu bunun?
- Hem bana aklını kullan demişsin hem sen kullanmamışsın. Şunuda belirteyim; hiç kimse şehit olmak için askere
gitmez. Askere insanlar vatanını sevdiği için gider, ölürse şehit olur. Senin mantığına göre yani askere şehit
olmak için gidiliyorsa, şehit olamayanlar boşa gitmiş askerlik yapmış oluyor. Vay hallerine!!
- Kimse Atatürk için savaşmadı, evet. Ama kimse din içinde savaşmadı. Cihad mı bu,din mi yayıyoruz? Onlar HZ.
Muhammed zamanındaydı. Şavaşan insanlar vatanı için, ülkesini düşman işgalinden kurtarmak için, torunları için
savaştı.Bununda konuyla alakası yok ama akılsız dediğin adamdan da öğrenecek şeylerin olabilir diye söyledim.
- Sorularıma cevap vermek yerine yine konuyu değiştirip Diyaneti konuşturmuyorlar, utanmasalar Genel Kurmaya
bağlayacaklar falan demişsin. Sanırım aklını kullanması gereken cidden sensin. Birkere mantığını kullanan insan
şunu anlar ki; AKP’nin hükümette olduğu bir ülkede, Cumhurbaşkanının, birçok bürokratın, basının, şunun, bunun..
AKPli olduğu bir dönemde kim Diyaneti engelleyebilir,kim onu Genel Kurmaya bağlayabilir?? Ülkede Diyanet işlerinden
özgür neresi var şu an?
- Kitaplar yazsan boş evet. Çünkü yazdığın hiç bir kitapta çözüm üretmeyecek hepsine yok şu şöyle dedi, bu böyle
dedi diye sorun üreteceksin. Çünkü sana mesajımın en başında dediğim gibi benim başörtüsüyle sorunum yok.
Dolayısıyla bu ülkeyi sırtında mermi taşıyarak kurtaran annelere saygım sonsuz. Ama sen başörtüsüyle, siyasal simge
olan türbanı ayırt edemiyorsan allahın tüm emirlerini tekrar tekrar okusanda boş. Çünkü senin de söylediğin “siz
aklınızı kullanmaz mısınız?” emri sana çözüm üretememekte.
- Son olarak artık roman yazsanda sana cevap vermeme kanaatindeyim. Çünkü ilk cevabımı söylediklerine halen yeterli
buluyorum, çünkü hiç birine cevap vermemişsin. Youtube’un kapatılmasıyla da konunun hiç bir alakası yok çünkü.
——–
Ramazan ’s : Biz yaratılanı severiz yaratandan ötürü. Ben sadece bir şeylere körü körü bağlı olanlar için o ayeti kullandım. Siz dediğim içinde bu konuda özür dilerim. Ben herşeyi biliyorum, herşeyi süper yaparım. Tüm sorunları ben çözerim gibi bir mantık yok ! Sadece kişisel Blog’um da; fikirlerimi paylaşıyorum. Eğer görüşlerine değer verilmemiş olsaydı geri kafalılıkla suçlanmış olsaydın neden yorumunu onayliyim ki ? Ben onaylamasam benim blog’umda bunlar yayınlamazdı. Ben olaya genel yaklaştığım için genel örnekler verdim Ben oyumu ne AKP ‘ye Ne MHP ‘ye ne de CHP ‘ye veriyorum. Bu üç partide siyasi rank sağlamak adına insanları bir birine düşürüyorlar.
Sorularına tek tek cevap vereyim şimdi …
Türbanın üniversitede serbest olması için çalışanlar siyasi rank peşinde ve inançlarımızı sömürüyorlar. Bunu yukarıda da belirtmeme rağmen halen ben bunu görmezden geliyormuşum gibi tekrar sormuşsun. Evet şuan Üniversiteleri ilgilendiren bu düzenleme yerel seçimler için bir hazırlık olsa gerek. Ama Üniversite de bunun yasak olması doğru mu ? Yani onlar böyle yapiyor diye bu hata, bu yanlış devam mı etsin ?
Laiklik Atatürk Tarafından bulundu demişsin. Araştırınca göreceksin ki Laiklik Fıransa ‘dan alınıp ülkemizde yasalaştırıldı.
Cephede savaşan insanların çoğu vatanını korumak için savaştığı doğrudur. Halbuki ingilizler İstanbul ‘u kuşattığında sevinip eğlenenler bile vardı. Neden?
Çünkü batı hayranıydılar. Savaşanlar ise dinin ilahi emri olan, vatan için gerekirse canınızı verin emrini yerine getirdiler. Din olmadı mı insanda huzur da olmaz refahta olmaz. Bugün benim hırsızlık yapmamı, adam öldürmemi vs. bunları inançlarım engelliyor. Yasaların caydırıcılığı inançlar kadar olamaz. Bir kere bu ülkede din ve vicdan özgürlüğü diye bir şey yok. Neyin peşindeyiz? Uygulanamayan veya başkalarının isteğine göre uygulanan Cumhuriyeti mi korumaya çalışıyoruz ? Cumhuriyet de Avrupadan alındı. Ama ülkemizde sorun yaşaniyrorsa bununla ilgili, demek ki bizim Cumhuriyetimiz de başkalarının kafasına göre koyduğu ve herkesi ilgilendiren uygulamalar var. Ben baştan pas pas bağırıyorum inançlarımız sömürülüyor, senin yazdığın mesaj bana diyor ki neden üniversite de olsun neden diğer yerlerde olmasın. Soruna cevap vereyim bu yanlış uygulanan başkalarının yön vermesiyle uygulanan laiklik yüzünden bu imkansız! Din ve vicdan özgürlüğüne aykırı herşey var biz de maşallah!
İyi bir araştır istersen benim nasıl siz diyerek yanlış ve yanıldığım nokta olduysa senin de din için bu vatanın evlatları savaşmadı sözün yanlış ! Vatanı korumayı din emrediyor din… Heralde İngilizler İstanbul ‘u kuşatırken sevinen insanlarımız da vardı demi ? ama müslümanlığı bilmiyorlardı, imanları bütün değildi! Yoksa yanılıyor muyum? Bu vatan toprakları üzerinde ezan sesi eksilmesin diye bu vatan gayri müslimlere bırakılmadı. Ama getirilmiş bir laiklik yanlış uygulana uygulana bizim inancımızı engelliyor ve insanların bu konuda hassas olduğunu bilen hükümetimiz ve muhalefet sağolsunlar hassas bu konu üzerinden bize siyaset yapiyorlar. Benim yukarıdaki yorumuna cevabımda Diyanet’ten işte bu yüzden bahsettim. Çünkü eğer laiklik gerçekten bu ülkede hakkıyla uygulanmış olsaydı; Din adamlarına bırakılır veya bu sorunu çözmede onlara da söz hakkı tanınırdı. Yani ben burda hükemeti bu konuda savunuyormuşum gibi beni görme. Fikirlerimi anlamamışsın. Çünkü insanların bakış açısı farklı. Belki yazıyı okurken vay vatan haini neler söyliyor bu insan demiş olabilirsin, Ben düşüncesi yüzünden insanları katletmeyi aklından geçiren biri değilim. Bu gün yapılan bu tartışmalar bu başörtüsü sorunu gibi problem üzerinde benim de senin de haklılıkların var. Fakat bu ülkeyi yöneten biz değiliz. Ama görülüyor ki bu konuda fikirlerimizi kendi içimizde paylaşmaya çalışıyoruz. Victor Hugo öğrencilerine bir gün bir söz söylemiş ve bu sözümden çıkardığınız anlamı bana yazın demiş ve tüm öğrencilerin bu konuda farklı farklı şeyler yazdığını görünce de; meğer ben ne söylemek istiyormuşum da haberim yokmuş demiş.
Eeee şimdi burdan anlaşılan benim yazdıklarımdan da yüzlerce binlerce anlam çıkarmak mümkün olabilir fakat önemli olan bu vatan için bunları yazmamdır… Bu vatan üzerinde bulunan bir sorun için bunları yazmamızdır. Sen bu vatanı sevmeseydin bu yorumu yazmazdın. Bende sevmeseydim bu konuya değinmezdim heralde. İnsanlar farklı görüşleri dinleyince olgunlaşır yanlışlarını görür. Fakat burda ben ne kadar sorulara cevap vermek istemişsemde; yazdıklarımdan çıkartılan anlam, anlatmak istediklerimi sana bir türlü yansıtamamış.
bence bu konu sadece başörtüsüyle sınırlı değil ve bir blog sitesinde konuşulamayacak kadar geniş. bir çok kavrama ve bunların tarihsel gelişimine hakim olmak gerekiyor.
ancak başörtüsü özelinde kalırsak başörtüsü ve türbanı birbirinden ayırarak siyasi simge tanımı yapanlara şu eleştiriyi yapmak istiyorum.
diyorlar ki anadoluda babaannelerimizin annelerimizin taktığı başörtüsüdür, siyasi simge değildir. ancak özellikle büyük şehirlerde genç kadınların taktığı türbandır ve siyasi simgedir. dolayısıyla siyasi simge olan türbanlı insanlar kamuda -hizmet veren tarafı geçtik- hizmet alan tarafta dahi olmamalıdır, eğer olursa bu laikliğe aykırıdır. o zaman sormak lazım: bu kadınlar anadoludaki gibi başlarını kapatsalar, siyasi simge olmasalar kamuda yerlerini alabilecekler mi? buna izin verecek misiniz?
biliyoruz ki anadoluda bir çok çeşit örtünme şekli var ve bunların bir çoğuna göre türban çok daha modern ve şık kalıyor.
bence bu soruya da “hayır, bu da laikliğe aykırıdır” diye cevap verenlerin bilinç altlarında aslında şu düşünce var: başını kapatan kadınlar en fazla temizlikçi olabilmelidir; onlardan mühendis, doktor, mimar olamaz, olmamalıdır.
evet diye cevap verenler olur mu ki acaba?
Kım ne derse desın turban yasagı kalkıcak :) artık yırtınmayın yırtıla yırtıla şalvar oldu :D turbana evt laıklıge köstek olanlara hayır..
Bütün Dinler, Felsefeler, Yönetim biçimleri insanlara düzenli bir yaşam ve yaşama ortamı yaratmak için kurulmuştur. Demokrasi & Laiklik ikilisi ise bu durumun globalleştirilmesi ve Din, Irk, Mezhep ayırt etmeksizin insanların, Bulunduğu dini, mezhebini rahatça yaşayabilmesi için hazırlanmış bir yönetim biçimidir. Baskı yoktur, zorlama yoktur, insan hakları vardir… Ne kadar uzak geliyor bize demokrasi öyle değilmi :) Hele ki kendilerine demokrat diyen bu insanlarda en az demokrasinin bizden uzak olması aldatmacı görüşü gibi bizi aldatmaya çalışıyorlar. Eğer sen gerçek bir Demokrat ise Demokrasinin peşinden gitmelisin demokrasi neder insanların dinlerini özgürce baskısızca yaşamasını söyler. O zaman mesele ne ? Burasi Lenin’in Kominizmiyle bile yönetilse ancak insanlar bu kadar dimlerini yaşabilirdi. Düşünün artık eski sovyetlerde bile Sözde Leninin kurduğı toplumda din yasaklansada yinede Katolik kiliseler vardı. Biz gerçek kominizmi mi yaşamaya çalişiyoruz Türkiye’de? Demokrasi & laiklik giydirilmiş bir kominizim. Biraz mantıklı düşünürsek eğer neden Başörtüsü ike üniversitelere girilmesi istenmiyor? Dini görüşlü insanların toplumda belli noktalara gelip fikirlerini dikte etmelerinden korkuluyor, peki sol görüşün belirtisi olan nietsche biyikli adamların üniversiteye alınmasını engelleyelim o zaman. Mini etekle üniversitelere giden ve sadece zevk için fuhuş yapan kizlar ? Bunlar ileride toplumsal çöküşün katalizörü olacak insanlardir. Bir eğitmen olabilir ve çocuklar onlardan etkilenip etik dişi hareket etmeye başlarlarsa? Üniversitelere almayalım bu tipleri … Rock dinleyip şiddet eğilimi gösterenm ve hatta sapitip satanist eğilimi olan gençleri birakın üniversiteye almayı direk imha edelim değilmi arkadaşlar. Devrim bu değilmi arkadaşlar demokrasi kiyafeti giydirilmiş dikteci bir yönetim şekli değilmi arkadaşlar. Bu kadar kendimi yorupda bu yaziyi bile yazmak zoruma gidiyor. İnsanlar birbirlerinin yüzüne baka baka ark niyetli fikirlerini, masumca demokratik, Atatürkü savunan, vatan aşığıymış giti tanitan bu insanlar ne kadar da basit, ne kadar samimiyetsiz, ne kadar bencil. Şunu belireyim eski bir rockerimdir. Kominizminde etkisinde kaldım senelerce dine yakın bir insan olarak kendimi asla görmedim ama şunu biliyorum tarafsiz bakmaya çalişan biriyim. Gerçekten türkiyedeki böle rahat rahat insanları kandirip demokratik görüşlerini sapıtan insanlardan nefret ediyorum.
Fikrinizi Belirtin
Not: Bu Bölüme Yazmış Olduğunuz Yorumlar Blog Sahibi Onaylandıktan Sonra Yayınlanır...