Hayatımızın ve işimizin bir parçası haline gelen internet teknolojisi hakkında gerilerde saymaya halen devem ediyoruz. Dünyadaki internet kullanıcılarının en çok ziyaret ettiği video paylaşım sitesi olan Youtube ‘a Türkiye ‘den TTNET DNS ‘leri kullanılarak erişmek an itibariyle mahkeme tarafından yasaklanmış durumda.
Mahkeme kararını görenler sitenin kökten kapatıldığını düşünmesinler! Sadece teknik olarak Telekom üzerinden internet ‘e çıkanların girmesi engellenmeye çalışılmış. Hal bu ki; bu sadece kendi kendini kandırmaca. Çünkü mahkeme teknik olarak bir internet sitesine erişimin tamamen kesilmesinin imkansız olduğunu bilmiyor herhalde. Ama yine de mahkeme burada bir hata yapmıyor. Çünkü bilişim suçları yasası ilgili internet sitelerinin kapatılmasını ön görüyor. Peki ama yasalar neden var acaba?

Yasaların işlev ve sorumluluklarını hangi köre sorsanız bilir. Ama nedense bizim ülkemizdeki yasalar çok tartışılıyor ve kesin olarak gözden geçirilip; gerekli düzenleme ve eksikliklerin giderilmesi gerekir. Çünkü internet ve bilişimin ne olduğunu somut olarak bilmeyen insanlar bazı kurallar koymuşlar ve Türkiye ‘de internetin yasal yürütülmesi bu kurallar ile oluyor.
Dün Akşam CNNTürk ‘te Ahmet HAKAN ‘ın sunduğu Tarafsız Bölge programını izledim. Konusu internette sansür olan programın konukları ise Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Aslı TUNÇ, Doğan TV Yeni Nesil Teknolojiler DirektörüM. Serdar KUZULOĞLU, Kürşat ÇETİNKOZ, Av. Erhan HORASAN, Yusuf ANDİÇ, Halil ÖZYOLCU, ve İstanbul Teknik Üniversitesi Bilgisayar Bölümü Başkanı Prof. Dr. Eşref ADALI gibi konunun muhatabı kişilerdi. Youtube ‘un Türkiye de Mahkeme kararıyla yasaklanması programın “İnternette Sansür” konusuna ilham kaynağı olmuş. Programı sunan Ahmet Hakan ‘ın internetten anlamaması ve takıldığı yerde en ince detayına kadar konuklarına sorular yöneltmesi; programı izleyenler açısından çok faydalı olmuştur. Fakat sadece tartışıldı. İnternetin ve internetle ilgili yasanın durumu tartışıldı. Diğer ülkelerle kıyaslar yapıldı, örnekler verildi. Fakat internet yasasına göre; insanların kişilik ve özlük haklarına hakaret içerikleri yayınlayan internet sitelerine erişimin telekomünikasyon kurumu tarafından engellenmesi gibi yanlış bir yasaya alternatif olabilecek bir doğru bulunamadı ! Zaten bu konuyla ilgili yasayı hazırlayanlar bu işten somut olarak anlamıyorlar, bari siz bir katkıda bulunun… Ama maalesef programda tartışmaların uzaması nedeniyle, buğulu camın arkasındaki doğruyu çıkarmaya zaman yetmedi ve kısa bir reklam arası veren Ahmet HAKAN daha sonra programını bitirdi. Bir de gelmiş; “Bugün burada internette sansür tartışması yapıldı, haftaya görüşmek dileğiyle…” dedi. Ya yaptınız da ne oldu ? Türkiye için bir çözüm üretebildiniz mi acaba? Ama insanları internetin işleyişi ve yapısı konusunda bilinçlendirdiği için yine de programa kötü not verilmemeli.

Şimdi bu kadar mızmızlandığıma göre benim bir çözüm önerisi gibi bir şeyden bahsetmem lazım. Bence bu yasanın böyle sakatlıklar çıkaracağı baştan belliydi. Fakat yasanında haklı bulunduğu bazı noktalar var. Bir kere internette özgürlük almış başını gidiyor. Daha bu tartışmalar yaşanmadan yazdığım ‘Net’teki sınırsız özgürlük ve içinden çıkılmaz sonuçları başlıklı yazımda bu özgürlüklerin başa bela olduğunu belirtmiştim. Yahoo, Google, Youtube gibi bir çok site insanların şuan en çok kullandıkları internet siteleri olup, bu sitelerden ekmek bile yiyenler var… Ya da bu siteler olmadı mı işi aksayacak olanların sayısı hiç de az değildir. Bu durumda uygulanan bu yasa bir kişiyi değil çoğunluğu etkiliyor. O halde bir kişi için herkesi yakmak, suçu işleyen şahsiyetten ne fark bırakıyor ki? Örneğin Adan OKTAR namı değer Harun YAHYA ‘nın kişisel ve özlük haklarına hakaret edildiği gerekçesiyle Wordpress‘in ( Dünya’nın en büyük internet blog’u ) Türkiye ‘den erişimi mahkeme kararıyla Telekom tarafından engellendi. Peki Wordpress bunu hak etmiş miydi ? İnsanlar faydalansın diye bir sistem kuruyorsunuz fakat; kendini bilmezin biri gelip bunu kötü emellerine alet ediyor. Bunun önüne geçmek için büyük bir kontrol mekanizması kurulması gerekiyor. Bu kontrol mekanizmasına; maalesef sabırsız internet kullanıcıları katlanamazlar. Bu yüzden internetin en çok kullanılan ve genelde veri paylaşımı yapılan sitelerde, gelen verinin içeriği kontrol edilmeden yayınlanıyor. Bu da internetin baş döndüren paylaşım hızını gösterir cinsten bir örnek. Şayet paylaşılan veri hakkında bir şikayet olursa ancak o zaman ilgili sitenin moderatör veya editörleri tarafından incelenip gereği yapılıyor. Fakat bizim ülkemizde bilişim suçları yasası hazırlanırken bunlar göz ardı edilmiş gibi gözüküyor. Youtube ‘a erişim kaç gündür sağlanamıyor. Halbuki Devlet Youtube ve buna benzer ülkemizde 20 milyon internet kullanıcısını en çok ilgilendiren; sitelerden haklı olarak bazı yetkiler isteyebilir. Bu isteğin geri çevrilmesi söz konusu olamaz. Çünkü bir siteye erişimin Türkiye ‘den engellenmesi; ilgili şirketi maddi kayba uğratır ve bu da onların hoşuna gidecek bir durum değildir. Bu nedenle devletin bu ve buna benzer çözümler üreterek yasalaştırması daha mantıklı gözüküyor.
Bu adımlar atılmazsa internette sansür tartışmaları bitecek gibi gözükmüyor. Kaç gündür yoğun işlerle meşgulum ve yazımı ancak bitirebiliyorum. Yazımın sonlarına doğru Youtube ‘un erişim yasağı kalkmıştı. Fakat belki de bir gün biri özlük haklarıma hakaret ettiği için Youtube ‘a erişimi mahkeme kararıyla engelleyebilirim! Neden olmasın ki ?
Başka bir arzunuz ?


Yazıda bahsi geçen programı internetten online izlemek için tıklayınız.