Yeşilçam filmlerinde görmeye alışık olduğumuz artist Tarık AKAN ‘ın ‘Anne Kafamda Bit Var’ kitabını okuduğumda kitap okumayı en önemlisi anılar ağırlıklı kitaplar okumayı çok sevdim. Çünkü ‘Anne Kafamda Bit Var’ çok akıcı bir dille yazılmış bir kitap. 1980 darbesi sıkı yönetim döneminde Tarık AKAN yurt dışında yaptığı bir konuşmadan dolayı tutuklanıyor. Siyasi Şube ve Selimiye Hapishanesindeki anılarını bu kitapta kalem almış. Ayrıca Yılmaz GÜNEY hapisteyken bin bir zorlukla çekilen ‘Yol’ filminin Cannes film festivalinde Altın Palmiye ödülünü almasına kadar gelişen olaylar zinciri de kitapta yer bulmuş.
Olayların akıcı bir dille kaleme alınmış olması ve kitabın arkasındaki dipnotlardan birinde o günlere ait anıların 10 yıl geçtikten sonra kaleme alındığını duyunca biraz şaşırmıştım. Çünkü Tarık AKAN anıları anlatırken insanların kafasında olayların canlanabilmesi için en ince ayrıntıya kadar eğilmiş fakat, kitabın arkasındaki dipnotlarda yazdığına göre anılarından 10 yıl sonra bu kitabı yazmaya karar veriyor. Durum böyle olunca da ister istemez bu adam bu kadar zaman aradan sonra nasıl oluyor da az önce yaşanmış gibi yazıyor bu olayları… Olaylar Tarık AKAN tarafından çarptırılmış olması ihtimali yüksek olmasına karşın, bir solukta okunacak kitaba imza atmış.

Tarık AKAN’ ın hayatını üç bölüm halinde görüyor ya da artık öyle analiz ediyorum. Artist Tarık AKAN… Sol (Devrimci) Görüşlü Tarık AKAN… Ve bugün ki; Eğitimci Tarık AKAN… Anne Kafamda Bit Var kitabını okumadan önce Tarık AKAN’ ın sadece Artist hayatından haberim vardı veya onunla ilgili bildiklerim izlediklerim o yönüyle sınırlıydı. Kitabı okuduktan sonra yeni izlenimlerin yanı sıra kendisinin olayları ne kadar iyi çarpıtabildiğini ve oyunculuğu kadar yazarlığıyla da usta olduğunu anlamış oldum…
Aslında kitapta anlatılan anıları boyunca işkenceye maruz kalmaması ve tutuklandığı dönemin sıkı yönetim olduğunu düşünecek olursak, o dönemde yargılanan diğer insanlara göre çok şanlı olduğunu söyleyebilirim.
Eğer içinizde kitap okumayla ilgili bir hasret ve özlem varsa ve kitap okuma gibi bir alışkanlığınızda yoksa, Anne Kafamda Bit var kitabı bu işe ısınmak için biçilmiş kaftan. Ben bir kitap alırken arka kapak kısmındakileri okur, o kitap hakkında bilgi edinmeye çalışır ve ona göre kitabı alıp almayacağıma karar veririm. Bu nedenle kitabın arka kapağındaki metni de bu yazıya dahil edeceğim. Arka kapakta yazılanlar şunlar:
Sana hiçbir şey olmayacak, göreceksin bak. Elini kolunu sallayarak dışarı çıkacaksın.’ Uçak havaalanına yaklaşırken Müjdat (Gezen) beni yatıştırmaya çalışıyordu. Onu duymuyor gibiydim. Tutuklanacak olursam onun neler yapması gerektiğini düşünmeye çalıştım; tanıdık birkaç kişinin adını saydım. ‘Onları hemen ara, avukatımı devreye sok,’ dedim; bir de bütün gazeteleri aramasını tembihledim. Durduk. Herkes hareketlendi, ben bir türlü yerimden kalkmak istemiyordum. Gönülsüz, ağır hareket ediyordum. Müjdat’a döndüm: ‘Beni götürürlerse bavulumu sen al,’ dedim. ‘Bavulla şubeye gitmek istemiyorum. Yan ceplerinden birinde telefon defterim var, onu yok et…"
Sinema sanatçısı Tarık Akan, 80 askeri darbesinin hemen ardından, 1981 başlarında Almanya’da yaptığı bir konuşma yüzünden yurda dönüşünde tutuklanır. Bu tutuklanmanın nedeni, sağcı bir gazetenin manşete çıkardığı yanlı ve yalan haberdir. Böylece, uzun bir yargılanma süreci başlar. Siyasi Şube, sorgulamalar, itilip kakılmalar, aşağılanmalar, soğuk hücreler, bitli-fareli koğuşlar, sağcılar, solcular, devrimciler, TKP’liler, idamlıklar… Ünününün doruğundaki Tarık Akan’ın aylar boyu içinde bulunacağı ortam budur. Uzun zaman sonra aklanıp özgür kalan Tarık Akan, aradan yıllar geçse de o günlerin baskılarını, acılarını unutamaz; tek çıkış yolu, yaşadıklarını yazıya dökmektir. Anne Kafamda Bit Var, o karanlık dönemin bir tutanağı gibi. Son yirmi yıldır toplumsal içerikli filmlere yönelen ünlü sinema adamının az bilinen bir yönünü ortaya çıkaran anılarda ayrıca Şerif Gören’den Atıf Yılmaz’a, Orhan Apaydın’dan Barış Derneği Davası’na kadar pek çok tanınmış ada ve önemli olaya yer verilirken, Yılmaz Güney cezaevindeyken gizli saklı çekilen ‘Yol’ filminin bütün serüveni de dile getiriliyor.

konuyla alakalı Yorumlar
7 users (Kişi Tarafından Bu YazıyaYorum Yapılmış)
Gerçekten çok güzel bir konu açmışsın Ramazan ilk önce bu güzel seçiminden dolayı seni tebrik etmek istiyorum. Sayın AKAN Anna Kafamda Bit Var kitabını okumuştum. Başından geçen gerçek olayları anlatıyor. Ve sizinde son paragrafta belirtiğiniz gibi bu bütün gerçek olayları YOL filminde yeşilçamda anlatarak azda olsa sesini duyurmayı ve TÜRKİYE de olan ve bizim daha bilmediğimiz bir sürü esrarengiz olayları azda olsa anlatmaya çalışıyor. Sözlerime son verirken herkes üzerine düşen görevi yaparsa, böyle sorunlar ve buna benzer olaylar kalmıyacak. CAHİT SITKI TARANCI nın yazdığı ve ONUR AKIN ın şarkıya döktüğü sözlerinde ki gibi… HAYALLERİMİZDE Kİ MEMLET e kavuşmamız dileğiyle kalın sağlıcakla. Musa TURĞAL.
çok güzel konular açıyorsun tebrik ederim. HAKAN TURAN
kesinlikle bu kitabı okumalısnız çok ama çok güzel keşke tarık akan böle şeyler yaşamasaydı ama… hayatın gerçeklerini bilmek görmek isitiyorsanız okuyun
SAYIN KOCAKAYA YI KUTLUYORUM.BEN BİR TARIK AKAN HAYRANI OLARAK YAZINIZI ÇOK BEĞENDİM.BÜYÜK USTA AKAN GİBİSİ DE BİR DAHA TÜRK SİNEMASINA GELMEZ DİYE DÜŞÜNÜYORUM.SAYGILARIMLA.
çok güzel ve herkesin okuması gereken bir kitap.tarık abimizi kutluyorum.ben bu kitabı elime aldığımda hiç ara vermeden bitirmiştim.o kadar sürükleyici ve gerçekci ki tebrik ediyorum…başarılarının devamını diliyorum…
o bir tarık akan söze gerek yok
cumhuriyet yürüyüşlerinde ve tekel işçilerinin eylemlerinde en ön sırada görüyorum müjdat gezen cüneyt arkın ve tarık akan üçlüsünü. onlara duyduğum sevgi gördüğüm karelerle artıyor.tarık akana duyduğum sevgi ise bu kitapla bir kat daha arttı.iyiki bizlerle yaşadıklarını paylaşmış.
Fikrinizi Belirtin
Not: Bu yazıya yapmış olduğunuz yorum, blog sahibi onayladıktan sonra yayınlanır...