Ülkemizde yetmiş milyon insanı aşkın bireyin hayatı en çok etkileşim içinde bulundukları medyanın yönlendirmesiyle şekil buluyor. Bunu söylerken genel yaşam yapımızı göz önünde bulunduruyorum. Medya sayesinde korkunç bir hız ve zamanlama ile insanlara ulaşma söz konusu. Korkunç çünkü bu insanlara ulaşabilme imkanı onların hayat felsefesini değiştirmeyi hedef alabiliyor…
Bugün medyanın bel kemiği televizyon kimin evinde yok ki? Bir öğrencinin çalışma masası okuyacak kitapları yokken, izleyerek vaktini kaybedeceği televizyonu olması doğal olamaz! Çünkü o çocuk dediğimiz gelecek nesil, ülkemizin ve insanlığın teminatıdır. Böyle bir durum söz konusuyken, felaket diyebileceğimiz bir olasılık beliriyor. Bu kadar bağlı kalınan televizyon kanalları bu söylediklerimizi düşünerek mi yayın yapıyorlar? Yoksa daha çok para kazanıp; insanları televizyonun bir kölesi haline getirmeyi mi hedefliyorlar? Bir de internet sitelerinin medya yapısına bakın. Haber ve televizyonların web sitelerinin hangi çoğunda Galeri saçmalığı adı altında açılmış ve kadın bedenini sömürmek esas alınarak, insanların bilinçaltı dengeleriyle oynanma hedef alınmamıştır ki? Buna benzer yüzlerce örnek verilebilir. Medya patronlarının amaçları sadece para olsa iyi… Ama bir de ülkenin düzenini ve insan yapısını ele geçirip, ülke düzenine kendi görüş yapılarına göre değiştirmek istiyorlar. Medya güçlü bir ve etkileyici bir silahtır. Bazen çok kurnaz bir saldırı aracı, bazen de eşsiz bir eğitim aracı olabiliyor.
Medyanın çoğunluğu farklı insanların değil aynı insanın elinde olması tehlike çanlarının çalması için zemin oluşturuyor. Modern yaşam, ilerici görüş gibi ithamlar ile magazin dediğimiz içeriğinin, ülkemizdeki medyanın yayın şekliyle insanlığa zerre kadar artısı olmadığı gibi, zaman öldürüp ahlak yapısı, yaşam tarzı niteliğindeki önemli noktalar üzerinde kötü tesir oluşturacak saçmalıklar yayınlanıyor. Hem de bu tür yayınların sayısı her geçen gün artıyor. Bizler Osmanlı evlatları batının yaşam yapısına ve eğlencesine neden özendiriliyoruz ki? Ya da… Neden RTÜK bize faydası olmayıp, zamanımızı öldüren bu tür içeriklere bir sınırlama getiremiyor ki?
Hayır! Anlaşılması güç bir durumla karşı karşıyayız. Çünkü bir kandırmaca var ortada. Haklı bir neden olarak gösterilen yayınların gelişmiş batıya yetişmek için gösterilmesi insanların resmen gözünü boyatmaktır. Batının bizden daha ileride olması, çalışılarak oldu. Batı hem tembellik edip hem de lale devrindeki gibi zevki sefa sürseydi hep, her halde bugün gerilerde sayardı. Bu durum söze gerek bırakmıyor. Bize faydalı olacak yayınların ve gerçek dışı olmayan haber programlarının sunulması yerine, bunların tam tersi yapılarak beyin gücümüz yok edilmeye çalışılıyor. Bunun hoş görülecek bir yanı mı var? Değerlerimize aykırı bu yayınlar kara toprak altında yatan binlerce kefensiz için bir nankörlüğün göstergesi değil midir?
Bir fidan kadar taze olan çocuklarımız için hazırlanan dizilerde palyaço şekline sokulmuş insanlara yüce diye hitap edilmesi, daha ilkokul sıralarında olan çocukların aşkım, hayatım vb. sözler kullanılarak senaryo edilen bu yayınların; çocukların gelişimi için ne katkı sağladıkları tam bir muamma. Gencecik beyinlerin daha bu yaşta inanç ve yaşam yapılarıyla oynanıp psikolojik dengelerini bozmaya çalışma çabaları ortadayken, bu gerçekleri anlatmaya çalışan insanlar gericilikle suçlanmakta ve Cumhuriyet düşmanı olarak gösterilmektedir. Bu yayınların modern yaşamın bir eseri olduğu savunulmaktadır.
Amacı hain bu tür içerikli yayınların ve gerçek dışı hayalperest programların yaptığı şey, bu vatanın evlatlarını cahilce ve geride bırakmaktır. Çünkü ilerlemek için batıya özenilmez. Okunur ! “Rahman ve Rahim olan Allah ‘ın adıyla oku !” ayetiyle inen dinin emirleri yerine getirilerek ancak batının gelişmişlik seviyesine yetişmek ve geçmek mümkün olabilir.
Medya yayınlarının çoğunluğu zarar verici nitelikte… Üstelik bu yayınların yönlendiricileri (Medya Patronları) övünerek aramızda üst düzey insan statüsünde yaşıyorlar. Onları ve insanlığa zarar veren yayınların destekçisi çalışanları kınıyorum.