Dünyanın en büyük bilgisayar ağı, çok karmaşık bir yapıya dönüştürüldü. İkinci bir dünya da orda kuruldu. Herkes özgürlüğünü ilân etmeye çalışıyor. İnsanların bahsi geçen sanal dünya da peşinde oldukları amaç, bir çöplüğün horozu olabilmek arzusundan başka bir şey değil. Elbetteki terbiyesini koruyan, faydalı olan ve olmaya çalışanlar da az değil. Ama ne yazık ki; çöp giderek büyüyor. Bahsi geçen sanal dünya bir anda ortaya çıkmadı. Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı olası bir nükleer saldırıya karşı önlem almak üzere ilk bilgisayar ağını kurup; bilgilerini bu ağ sayesinde ikinci bilgisayar merkezine gönderip, bilgileri yedekleyerek bir nevî güvence altına aldı. Daha sonra diğer ülkeler de ilk olarak bunu askerî alanda kullandılar. Bu önemli buluş çok geçmeden Üniversitelere, Eğitim, Kamu ve Ticari kuruluşlara hizmet etti. Yakın zamandan günümüze kadar artık kişisel tercihlerde bile kullanıma açıldı.
Bu kadar hızlı büyüyüp evimize kadar uzanan ve örümcek ağı gibi tüm dünyayı bir birine bağlayan yapının kullanımdaki amaç; artık bilgiye erişimden öteye gitmeye başladı. Bunun nedeni ise; insanların kendilerini sınırsız bir özgürlüğün içinde bulmaları. Elbette ki; özgürlük gibisi yok. Ama sanal ortamdaki özgürlük biraz başka…Özgürlüğünde bir sınırı olmalı. Benim özgürlüğüm, bir başka insanın özgürlüğünün başladığı yerde bitmeli. Yoksa bu özgürlük olmaktan çıkar. İşte internetteki özgürlükte bu olmadığı için insanlar raydan çıktı. Sebep kullanıcının değil, tekniğin bilinçsizliği gibi gözükse de aslında o da değil ! Önüne geçilemeyen ve bazı insanların hak ve hürriyetlerine taciz de bulunulan sanaldaki sınırsız bu özgürlüğün önüne geçmek artık çok zor ! Kullanıcı ve hizmet veren sayısı milyonları aştı. İnternetin içeriği o kadar soyut, o kadar elle tutulamaz ve bir o kadar da somut problem çıkartacak tehlikeli… Kim kurtaracak peki bizi ? Superman mi? Yoksa gölgelerin gücü Heman mi ? Sanal dünya da ahlâklı, hak ve hukukâ saygı gösterenler bir elin parmak sayısını geçemeyecek kadar az. Kim ne derse desin. “Ben öyle değilim” veya “Bu söylediklerinin benimle uzaktan yakından ilgisi yok!” diyenler bile yapmışlardır bir yaramazlık.
“O kadar söyleniyorsun bulsana bir çözüm ! ” demeyin. Bende bir kullanıcıyım sizde bir kullanıcısınız. Sanal Dünya’ nın en önemli iki kuralı bu veleti kullanabilmek ve hızlı bağlanabilmek. Sonrası mı? Herşey eşit ve özgürsünüz. İnsanların değerlerine zarar verebilir, terör örgütlerine üye olabilir, insanlara maddî zorluklar getirecek ve kendinizi eğlendirecek ve daha sayamayacağım bir çok hâl ve hareketlerde bulunabilirsiniz. Bunların dışında yararlı ve insanlığınıza yakışır, kendinizi geliştirebileceğiniz araştırmalarda da bulunup kuruluş amacı zaten bu olan insanlığa faydayı kendinizde görebilirsiniz.
İnsanlar neden iyi veya kötü sizce? Acaba doğuştan mı geliyor bu yetenek ? yoksa alınan eğitim ve terbiyeden mi kaynaklaniyor? Neden herkes yararlı işler ile uğraşamıyor? Bencillik neden var? Bu soruların yazıyla her ne kadar bir ilgisi yok gibi görünse de; bu yazıyı yazmaya beni teşvik eden neden; soruların altında yatan cevaplarda gizli…
Belki de herşey baştan kontrol altına alınabilirdi. ama artık çok geç! Her yerde düzenleme ve denetleme yasalar ile oluyor. İnternet de öyle bir gelişiyor ki; öyle bir şaşırtıyor ki bu gelişimiyle, her gün bir yasa çıksa bile kontrol edilemeyecek bir ortama çoktan dönüştü. Öyle ki, bu işe yasalar el atsa kolay mı olacak kontrol etmek ? Sürekli gelişen bir yapıyı yasalar ile kontrol etmeye çalışsanız. Hergün yeni bir madde veya maddeler ile uğraşmak zorunda kalır, gösterdiğiniz bu çaba belli bir süreden sonra oluşacak madde kalabalığının bir biriyle çakışmasından öteye gitmeyecektir.
Çözüm önerisi yok ! Gerçekten çaresiz kaldık. Faydalanmak varken bırakayamayız da… Çoğu insan internet yüzünden; aldığı eğitimi ve ahlâk yapısını unutup sapıtabiliyor. Anlattıklarım size henüz bu kadar korkutucu gelmese bile sınırı olmayan bu özgürlüğün nereye gideceğini hep birlikte göreceğiz.

konuyla alakalı Yorumlar
4 users (Kişi Tarafından Bu YazıyaYorum Yapılmış)
Benim fikrime göre internetin faydalarından daha çok zararı var aslında. En başta çocukların gelişimine aşırı derecede kötü etki etmesi ve ardından senin de uzunca bahsettiğin önüne geçilemeyen kötü niyetli kişilerin ilginç işleri… İnternet’te kötü içerik bırakmamak veya kötü içerik yayınlayanlara ceza vermek kaydıyla caydırmaya çalışmak imkansızın da ötesinde gibi görünüyor şu anda. Aslında internetin kötü yanlarına karşı olan insanlar bulundukça içim rahat. En azından kendimi uzaylı gibi hissetmiyorum, benim gibi düşünenler var diyebiliyorum.
İyiyi savunup hayata geçirdikçe, etrafımdakilerin de iyiyi savunduklarını farkediyorum. Belki bir şeyleri düzeltmeye kendimizden başlamamız yeterlidir. En azından çevremizde iyi insanların bulunmasını sağlamış oluruz.
(nerden nereye.. saptırmalar için özür dilerim ;) )
Merhaba Ramazan
Eline sağlık çok güzel bir yazı olmuş, ama aslında sorun internet ile değil tamamen telekomünikasyonla alakalı: internet kullanmadan, telefonla da insanlara ciddi hasarlar vermek mümkün aslında. Telefon ve internet gibi insanlar arası iletişimi kolaylaştıran cihazlar (en büyük kanıdı, seni tanıyorum oysa ki hayatımda seni hiç görmedim, aramızda da 3500 kilometre var!) yıkım amaçlı da kullanılabiliyor pekala.
Yazında “kontrol altına alınamaz” demişsin; aslında alanlar var. İki kontrol tipi var: aktif kontrol ve pasif kontrol.
Aktif kontrol, Çin’de yapılan şey: Great Firewall of China konusunda araştırma yaparsan göreceksin ki Çin hükümeti Çin’de muhtelif içeriğe sahip sitelere erişimi kısıtlıyor, MSN’de içinde bazı kelimeler geçen mesajla “her nasıl oluyorsa” kayboluyor, …
Bir de pasif kontrol var: bu sistemde de her şeyi yapmana izin veriliyor. Her ne zaman “bir yerlere” dokunmaya başlarsan ve birileri rahatsız olursa da birden başını belada buluyorsun. Amerika’da, Avrupa’da, Türkiye’de ve daha bir çok ülkede olan da bu.
Bence telekomünikasyon ve internet, gitgide hayatımızla bağdaşıyor. Üstelik, bu ağların “özgür” ağlar olması da insanların daha rahat hareket etmesinde büyük rol oynuyor. Bu imkanların kötüye kullanılmaması gibi aynı nasıl karşıdan karşıya geçmek öğretiliyorsa sanal ağlar üzerinden iletişim de öğretilmeli diye düşünüyorum.
Sağlıcakla
S. Ali Tokmen
http://ali.tokmen.com/
çok güzel bir yazı. tabi bu kontrolsüzlük bir açıdan güzel çünkü insanlar gerçekten düşündüklerini paylaşa bilecekler. kötü tarafları içinde insanlar tepki göstermeyi oto kontrolü geliştireceklerdir tahminimce.
Yazı çok güzeldi teşekkürler. yazılarınızın devamını bekleriz.
Merhaba Ramazan ve Sayın Okurlar İnterneti Yararı ve Zararları vardır bu tartısmaya kalkarsak uzun surer benımle tartısmak ısteyen arkadaslar varsa ıletısıme gecebılır.Sıze bır ornek verıcem su an 24 yaslarında olan bır arkadasımız 17 yaslarında bır bankaya (ismini vermıyorum )sinirleniyor ve ıstanbuldakı butun ınternet hıznı kendı evıne aktarıyor.Bir bankanın hesabına gırıyor yuklu mıktarda para bır hesaptakı parayı bılmedıgı kısılerın hesabına aktarıyor.Ve ertesı gun bankayı arayıp soyluyor.Bu durumda bankanın genel mudurune kadar herkes ısten atılıyor.O zamanlar bılısım yasası olmadıgı ıcın Cocuk ıse alınıyor ve su an cok guzel paralar kazanıyor.Bu olayı neden anlattım.Şimdi belkı cocuga gıpta ıle b akıcaksınız belkıde kufur edıceksınız.Ama sımdı yaasalar kısıtlıyor ınsanları.İnsanlarda sacma sapan seyler yapıyor.Arka sayfalarda o kadar saklı ınsanlar varkı ne cevherler saklı ama ımkanları olmadıgı ıcın hıc bır sey yapamıyorlar.Burdan Nurı Cankaya gıbı Fetıh Sımsek gıbı Caglayan Arkan gıbı abılerımıze seslenıyorum luıtfen Ramazan Gıbı Arkadaslarımıza Yardımcı olalım ve bılısım sektorunu turkıyede gelıstırelım.
Fikrinizi Belirtin
Not: Bu yazıya yapmış olduğunuz yorum, blog sahibi onayladıktan sonra yayınlanır...