Dün akşam sinemaya gittik bir arkadaşla birlikte. Aslında dolaşacaktık biraz. Fakat ben yorgun olduğum için olacak herhalde sinemaya gitme fikri geldi aklıma. Neyse zaten Diyarbakır Dilan sineması bize çok yakındı. Gidip film afişlerine bakındık. Plajda, Göz, Girdap…  İşte gözümüz bu üç filme takıldı. Arkadaş önce Plaj’da dedi, sonra da Göz filminde kararını değiştirdi. Göz filminin afişinde +18 Korku ve gerilim ‘in simgesi vardı. Neyse gişedeki görevliye sorduk. “O film, alt yazılıdır.” dedi. Bu filmden de soğumuştuk.  Ben de en iyisi Girdap ‘a gidelim dedim. Saat 21:00 de başlıyordu. Biletlerimizi alıp, bekleme salonuna geçtik. Film başlamaya yakınken; 3. Salon’a yöneldik. İçeriye girdiğimizde kimse yoktu ve zaten kimseyi de beklemiyorduk :) Anlaşılan filmi iki kişi izleyecektik…
Film oyuncuların adlarıyla başladı. Neden bilinmez ama oyuncu adları trafik işaretleri ile karışık bir gösterim hazırlanarak filmin en başına konmuştu. Bazen oyuncu adları filmden sonra da geçebiliyor. Bana göre bu daha mantıklı. Filmin yönetmeni; Talip KARAMAHMUTOĞLU, Senaryo Onur AYDIN’ a aitti. Oyuncular ise; Ozan BİLEN, Fuat SAKA, Eda ÖZERKAN, Teoman KUMBARACIBAŞI ve Ali SÜRMELİ idi. Film; “Gerçek bir hikayeden alınmıştır.”  cümlesiyle başladı.


Tam bir görsel şölen ve bu şöleni daha da tamamlayan ses efektleri ve müziklerin harikalığıydı. Bu nedenle filmin görüntü Yönetmeni Ege ELLİDOKUZOĞLU ve Müzikleri hazırlayan Rahman ALTIN’ ı tebrik etmek gerek…
Eğer sinemaya gitme imkanınız varsa; mutlaka bu filmi orada izleyin. Çünkü CD ve DVD’ leri çıkınca alsanız bile, sinema da izlerken üzerinizde bırakacak olumlu etki daha fazla olacaktır. Filmin içeriği ve verdiği mesaj gerçekten çok anlamlıydı. Bu nedenle bu filmi çekmeye cesaret eden yönetmeni ve filmin hazırlanmasında çalışmış bütün ekibi kutluyorum. Filmin özeti (alıntıdır) şöyle:

İstanbul Üniversitesi’ni kazanan Umut, Antalya’dan gelip okul kaydını yaptırdıktan sonra; kantindeki ilanlar yoluyla kiralık bir ev ve iki ev arkadaşı bulur.

İki arkadaşıyla birlikte paylaştığı öğrenci evinde yaşadığı bazı mistik, doğa üstü olaylar; Umut’un bilgilenme kaynaklarını çeşitlendirdiği gibi, bu donanım farklılığı onun arkadaş çevresini ve yaşam tarzını da değiştirir.

Karşılaştığı metafizik olaylarla başa çıkmanın bir yolu olarak; ibadetlerle ve ritüellerle örülü daha dini bir hayat tarzını seçen Umut için başlangıçta her şey iyi gitmektedir.

Fakat, bilgilenme kaynaklarının onu götürdüğü yer “Siyasal Ümmetçi” bir çevre olunca; Umut’un da dini yaşantısı, yalnızca ibadetlerle sınırlı kalmayıp “siyasallaşır” ve o artık bir “fundamentalist” olur.

Bu başkalaşım kahramanımızı; başlangıçtaki arkadaş çevresinden, kız arkadaşından ve son olarak da (seçimi sebebiyle çatıştığı) ailesinden koparır, uzaklaştırır.

Başlangıçta ve camiye gittiği günlerde sevgi ve hayat dolu olan Umut; siyasallaştıktan sonra, kin ve nefretin donattığı saldırgan bir kişiliğe bürünmüştür.
Bu ruh ve düşünce halinin Umut’u götürdüğü son; “intihar eylemcisi” olmaktır.

Filmde intihar eylemcilerinin ve bu düşünce de olan kişilerin aslında karanlık güçler tarafından kandırılıp, kendilerine malzeme olacak bir ortam yaratılması ve bu ortam sayesinde kendileri haklıymış gibi,  rahat davranabilmeyi amaçlayan, emperyalist devletlerin iç yüzleri filmin verdiği mesajlar arasında yer alıyor. İnsanlara hazırlanmış olan ve Müslümanlığı hedef almış bu tuzaklardan insanların kurtulması öyle kolay değil. Çünkü eğer dini bilgisi az, inanç ve eğitim seviyesi düşük bir insansa, Allah’ın verdiği müthiş beyin yapısı ve düşünce sisteminden iyi bir şekilde faydalanamaz. Zaten bundan değil midir ki; dinimizin en büyük ilahi emrinin “Oku!” olmuş olması? Filmin sonunda geçen “ Aldatıcılar sizi Allah ile aldatmasınlar” ( Fatır Suresi, 5) ayetini iyice bir düşünün ve Kur’an’ın mealinin tefsirini okuyabilmeyi veya okumuşsanız bile bir daha okuyup vermek istediği mesajları anlamaya çalışın…
Ben filmin çıkışında tüylerim ürpermiş bir haldeydim. Bazı şeyleri daha iyi analiz etme kararı aldım. Siz halen neyi bekliyorsunuz?

Filmin Flagmanı :