Dün akşam sinemaya gitme gereksinimi duydum. Bir arkadaşımla “MURO Nalet olsun içimdeki insan sevgisine” filmine gitmeye karar verdik. Fakat sinemaya gittiğimizde biletlerin tükenmiş olduğunu gördük. Bizde film afişlerine bakındık durduk…
Destere, Son cellat, Rec ve Aşk Tutulması filmleri arasında gidip geldik. Hemen hemen tüm filmlerin seansları aynı saatteydi. Saat geldi çattı. Bizde bilet elimizde hangi filme gideceğimize halen karar vermiş değiliz. Arkadaşım illa REC filmine gidelim diye tutturdu. Gişedeki personele sorduk alt yazılıymış. Vazgeçtik… Destere’yi izleyelim dedim arkadaşıma o da kırmadı beni sağ olsun.  
Neyse koskoca sinema salonunda bizden başka kimse yoktu. Neyse oynattılar ki ne görelim, bu oynatılan şeyin; filmle uzaktan yakından alakası yoktu… Ne bir güldürme, ne toplumsal mesaj verme ne de korku… Bu filmin konusu ne belli değil! Filmin başı ve sonu yok. Romanların kullandığı şive ile komiklik yapmaya çalışıyor oyuncular ama nafile. Ben böyle bir saçmalık görmedim. Ya bir an kendi kendime düşündüm. Ya bu film için çalışan insanlar bu kadar mı düşüncesiz olurlar? Maalesef Dünyanın en kötü filmleri sıralamasında epeyce bazı filmleri sollayıp, zirve yapacaklarından eminim. Neyse, yapacak bir şey yok artık izledim. Fakat artık sinema da bir filme gidecek olursam; mutlaka ve mutlaka internetten ilgili yorumları okuyup öyle gideceğim. Çünkü bu işin sonunda dut yemiş bülbüle dönebiliyor insan. Destere filmine gitmeyi düşünüyorsanız, yol yakınken dönün… Çünkü filmde insanlara oyun üüle oynanmaz büüle oynanır diye saçma bir mesaj veriyorlar… Sakın ha gitmeyin!