Ramazan KOCAKAYA ’s weblog » Teknoloji

Windows 7′ye genç bakış

Bilgisayar 2 Yorum »

Yaklaşık iki haftadır bilgisayarımda Windows 7’yi kullanıyorum. 6 yıldır bilgisayar kullanıcısıyım ve XP (Professional) dışında hemen, hemen başka işletim sistemi kullanmadım. (XP; eXPerince yani İngilizce deneyim olan sözcüğün kısaltılmasıdır.)

Windows XP, Windows Vista, Windows 2000, Windows Server 2003, Ubuntu, Slax(Linux tabanlıdır.), Pardus (T.C. Ulusal işletim sistemidir.) gibi sistemler kurdum. Bu saydıklarım arasında Windows Server 2003 dışında tümü Office ve Home kullanıcılarına yani bize hitap ediyor ve ben XP dışında hiç birinden memnun olmadım Saydığım işletim sistemleri arasında Linux tabanlı olanları kullanmak biraz kasar. Çünkü bu piyasanın tekeli maalesef Bill Gates’ın şirketi Microsoft’tur. Zaten bu yazıyı okuyan siz, %99.9 ihtimalle Windows kullanıcısısınız. Bilgisayarı eğlence ve oyun amacıyla kullananların donanım sistem konfigürasyonu konusunda epey bir masraf yapma ihtiyaçları var çünkü görsel özellikleri ön planda olan işlemler yaptıracaklar.
İnsanoğlunun yapısında bitmeyen bir istek var. Bir araba için hırslandığınızı düşünün. Mevcut maddi imkânlarınız ile aldığınız araçtan bir süre sonra sıkılacak ve daha iyisini isteyeceksiniz. Mümkün değil o arabayla ömrünüz boyunca idare edemezsiniz. Bilgisayar içinde aynı kural geçerlidir. Bu nedenle eğer bilgisayarı eğlence amacıyla kullanıyorsanız, bilgisayarınızın donanım konfigürasyonunun yüksek özelliklere sahip olması gerekir.

Eğer işlem yaptırmak ve bilgilerinizi saklamak için ve de; olmazsa olmazlarımızdan olan internette sörf için kullanıyorsanız bilgisayarı; o halde benim 6 yıldır kullandığım şekliyle yani; bilgisayarınızın görsel özelliklerini kısarak Windows XP ile aranızı yapabilirsiniz. Yoksa hatalar, sistemin kilitlenmesi sistemin çökmesi gibi bir çok sorun canınızı sıkabilir.

Windows XP ile ilgili olarak sürekli güncellemeler, güvenlik yamaları vb. yükseltmeler çıktıysa da en son SP3 (Service Pack 3) yaması ile bilgisayarın performans ayarlarını yaptıktan sonra çok rahat kullanıyordum. Ben bilgisayarda internet sitesi tasarlamak için bir çok program kullanıyorum. Bu programlar arasında çalışırken bilgisayarı kasan Photoshop gibi yazılımlar var. Fakat yinede bilgisayarım kolay, kolay kilitlenmiyordu.

Şunu kesinlikle göz ardı etmemek gerekiyor. Bir bilgisayarın hızlı işlem yapabilmesi için; bilgisayarın CPU’sunun (İşlemci) ve Ram’inin (Random Access memory: Rastgele erişilebilir bellek) yüksek olması gerekir.

Windows XP için Bilgisayarı kasmayan bir sistem derim ve eğer iyi bir kullanıcı tarafından kullanılıyorsa kolay, kolay sorun çıkarmaz.

Windows XP ‘den sonra çıkan Windows Vista az öce değindiğim görsel özelliklerin ön planda olduğu ve aynı anda birkaç programı çalıştırdıktan sonra insanı zora sokabilen bir işletim sistemidir. Aynı anda çalışan program sayısının fazlalığı ve görsel öğelerinde aşırı ön planda olması bilgisayarın kasılmasına ve hatta kilitlenmesine neden olur. Çünkü aynı anda birkaç işlem yapayım derken, yetersiz kalır gücü ve kilitlenir yani yanıt vermez. Bu da insanın sabrını taşıran bir durumdur.

Sistem özellikleriniz ne kadar yüksek olursa olsun; Windows XP o sistemde Windows Vista’ya göre çok daha hızlı çalışır. Çünkü görsel özelliği ve arka planda çalışan uygulama sayısı farkı var. Bu sebeple Vista’ya gıcık olmuştum. Ayrıca Windows Vista ‘da Microsoft çalışanları güvenliği sağlayalım derken XP ye alışmış olan kullanıcıları sıkan uyarılar eklemişler bu da işlem yapmaya kalkan insanoğlunu yaptığı işlemi geciktirdiği için kızdıran bir başka özellik olsa gerek ki; beni çok kızdırıyor…

Windows 7 çıkmadan önce ben hep 10 yılda geçse ben bu XP ‘yi kullanırım diyordum. Çünkü Vista, XP’den sonra üretilmiş olmasına ve daha gelişmiş bir işletim sistemi olmasına rağmen sevememiştim.

Microsoft giderek görselliğe ağırlık veriyor ve insanları etkileyen adeta büyüleyen görsellikle bilgisayarı daha sempatik hale getirmeyi çabalıyor. Bu durum iki farklı bakış açısına göre çok zıt sonuçlar doğuruyor. Bilgisayarı sadece işlem yapmada ve verilerini saklamada kullanan ve bilgisayar üzeri çalışan yani işi için bilgisayarını kullananlara aykırı bir durum; çünkü görsel özellik onların işine yaramaz o kadar da. O tür kullanıcılar için performans daha önemlidir. Görselliğe eğilmeleri bu noktada yanlış geliyor bana. Çünkü her ne kadar görsel öğeleri kısma imkanı da vermişlerse; yine ne de yetmiyor! Bir diğer şekilde bilgisayarı eğlence amaçlı kullananlar için Microsoft’un görsel öğeleri ön plana çıkarma stratejisi, doğru bir girişim.

Ben XP dışında beni memnun edecek bir sistemi Microsoft ‘tan beklemiyordum. Çünkü ben işimde kullanıyorum bilgisayarı ve bana görsel özellikler performans kadar lazım değil. Benim için önemli olan bilgisayarın hızlı ve sorunsuz çalışması.

Şuanda Windows 7 kullanıyorum ve görsel öğeleri ön planda olmasına rağmen Windows XP gibi beni memnun eden bir performans sağlıyor. Bu performansın yanında görsel öğelerinde iyileştirilmiş olması ve tarayıcının alışagelmiş Microsoft ürünü Tarayıcılarından çok hızlı olması beni çok çok şaşırttı!

Windows 7’yi yüklerseniz göreceksiniz Microsoft bilgisayarın Driverları (sürücü yazılımı) konusunda devrim yapmış. Çünkü tüm donanımları tanıyor genellikle ve bu da beklenen bir özellik olduğu için Windows 7’ye ilgiyi artıracak gibi gözüküyor.

Windows Vista dan her ne kadar şikayetçi olsam da az kullandığım bu sistemi, Windows 7 ye geçiş dönemi olarak görüyorum. Çünkü Windows 7’nin görünümü Windows Vista’ya çok benziyor. Bu nedenle çok yabancılık çekmiyorum. Kullanmada zorlanmıyorum bilgisayarı…

Ayrıca Windows 7, Vista ve Windows XP ye göre sistemi kurarken çok çabuk kuruyor.

Windows 7 de bilgisayarı başlatırken daha önceki sistemlere göre görülmemiş bir sürede açılıyor.

Windows 7 Kurabilmeniz için Ram’inizin en az 1 GB olması gerekiyor. Harddisk’iniz de en az 20 GB’lık boş alan varsa sorun yoktur.

Windows 7 de, sistemi kurarken ayrıca 100 mb lık çok cüzzi bir sistem sürücüsü oluşturuyor. Ama henüz bunu neden yaptığını çözmüş değilim.

İmkânınız varsa bir an önce Windows 7 kurun. Kullanmanızı öneririm. Windows XP ‘de en gıcık olduğumuz şey olan bir çok hata mesajlarından vb. can sıkıcı istenmeyen durumlardan kurtulursunuz hem, hem de görsel özellikleri iyileştirilmiş olduğu için ayrıca memnun kalırsınız.

Windows XP; 2002 yılında üretilmiş bir işletim sistemi ve aradan 8 yıl geçmiş olmasına rağmen Windows 7 hem bilgisayarı eğlence, hem de iş amaçlı kullananlar için memnun edici bir performans sağlıyor. Tebrikler Microsoft!

Weblog’a Çoklu Dil Seçeneği Modülü ve Paylaşımlarım Hakkında

İnternet, Kişisel Gelişim 1 Yorum »

Çoktandır yazamıyordum. “Fikir, bilgi, Teknoloji Yazıları” sloganlı weblog’umda fikirlerimi ve bilgilerimi paylaşmak, insanlara faydalı olabilme çabam yetersiz kalıyor diye üzülüyordum. Bilgi Teknolojileri alanında çalışanlar bilirler. Kolay bir iş değildir. Aslında kolayı, zoru bir kenara bırakmak gerek.
Açıkçası çok fazla vakit alan işlemler herkesin canını sıkar. Ne kadar bu alanda uzmanlığınız olsa bile; bazen düşük donanım özelliklerine sahip bir bilgisayarın yaptığınız işlemlere yanıt vermesini bekliyorsunuz veya tam olarak özet sunmak gerekirse, program kurmak donanımları bilgisayara tanıtmak kadar sıkıcı ve bekleten bir iş daha bilmiyorum. Bu sebeplerden dolayı yoğun bir iş alanıdır; bilgi teknolojileri…
Bundan iki, üç yıl önce okuduğum bir roman beni çok etkilemişti. Romanın yazarı Hekimoğlu İsmail, romanın ismi ise; Minyeli Abdullah idi. Çok güzel bir dil ile anlatılmış akıcı ve heyecan verici edebi değeri bende çok yüksek olan bu Romanı Sizin de okumanızı tavsiye ederim. Bu weblog ve daha elimdeki imkanlara göre insanlara daha çok fayda sunmak isteğini bu romanı okuduktan sonra kazandım. Daha önce http://www.ramazankocakaya.com adresini kişisel sayfa olarak kullanıyor, kendimi tanıtan donelere ve referanslarımla ilgili bilgi sunuyordum. Fakat insanın paylaşması gerekir. Hayat her daim paylaşmaktır… Bu sloganı bir forumda görmüş idim. Gerçekten de insanı ayakta tutan ona yaşama heyecanını veren şey bazen insanlara yardım etmek, bir şeyleri paylaşmak ve kendisinin sunduğuyla bir başka insanının fayda gördüğünü görmek ayrıca da mutluluk getirir. Huzurlu bir hayat kolay değil. Huzur bir İslam da bir de bilgi peşinde koşma da, kendini geliştirmeye insanlara faydalı olmaya adamadadır bence…
Neyse lafı uzatmayalım. Bütün bunları göz önüne alırsak az önce bahsedeceğim ve kendim yaptığım, Google alt yapısıyla çalışan, ismine çoklu dil seçeneği modülü dediğim olay nedir?
Bu modülün alt yapısından biraz bahsedeyim. Google Translate hizmetini duydunuz mu bilmiyorum ama cümleyi, şiiri vs. vs. bir çok şeyi piyasada bulunan ve buna benzer hizmet verenlerden çok daha fazla dilde onlardan çok daha iyi çeviri yapan; “Google ‘un yeni numarası…” desem ayıp olmaz her halde. Şimdi sistem nasıl çalışıyor? Önce ondan bahsedeyim. http://translate.google.com.tr adresinden yayında olan bu pek yeni hizmet, aşağıdaki tablodan da anlaşıldığı üzere yirmi bir dilde metin çevirisi yapıyor.


Gayet başarılı çeviriler yapıyor. Her ne kadar başarılı desem de çeviriyi yapanın bir bilgisayar olduğunu unutmamak gerekiyor. Dolayısıyla hiçbir zaman bir insanın çevirdiği kadar orijinal çeviremez. Ama yine de hiç yoktan çok çok daha iyidir. Bu hizmetin en can alıcı özelliklerinden birisi de bir internet sitesini tamamen alıp aynı tasarıma çok çok yakın bir şekilde resimler hariç içindeki bütün metinleri çevirerek resmen siteyi İngilizce olarak size sunmasıdır. Yazımın başında belirttiğim gibi, paylaşmanın benim için önemi büyüktür. Herkese ulaşsın diye Çoklu dil modülünü oluşturdum. Ve sizlere sunuyorum. Beğenen de olur beğenmeyende olur. Ama ben her zaman daha çok insana nasıl ulaşılır, daha çok insana doğru bildiğim fikirleri sunma ve onlardan bu fikirler konusunda eleştiri almayı belki de yanlışsam kendimi bu konuda mahkeme etmeyi hedefliyorum. Çoklu dil modülü Weblog’un hemen sayfanın sağ tarafında bulunan kategoriler bölümünün altında bulunuyor. Weblog’taki yazılardan Almanca, Çince, Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Japonca, Rusça ve Yunanca bilenler faydalanabilecekler. Bu hizmetten dolayı Google’ı ve çalışanlarını kutluyorum.

Bir Wireless Network (kablosuz ağ) kurulumundan…

Network 90 Yorum »

İnsan iradesinin en iyi ürünü, baş döndürücü teknolojinin son harikalarından internet gün geçtikçe her yerde erişilmek üzere kullanıcıların hizmetine sunuluyor. Üniversite kampüslerinde, Hava limanlarında, Otellerde, Restaurantlar da ve hatta ve hatta bazı semt ve sitelerde kablosuz Wi-Fi mimarisi kullanılarak internete erişimimiz sağlanıyor. Artık insanlar internet bağlantısının bulunduğu yerlerde zaman geçirmek istiyorlar. Hatta artık bu tür yerlerin seçiminde ilk olarak kablosuz internet bağlantısının olup olmadığı sorusu soruluyor.
Hâl böyleyken artık 2 yıldızlı oteller bile kablosuz internet hizmetini vermek zorunda kalıyorlar. Geçen haftalarda böyle bir durumla karşılaştım. 4 Katlı bir otel için kablosuz internet bağlantısı kurmam gerekti. Zaten otelin zemin katında kablosuz bağlantı vardı. Bunun sebebi orda kullanılan modemin kablosuz oluşu ve bu modemin zemin katında olmasıydı. Otele internet bağlarken TTNET kampanyasından faydalanıp ücretsiz Airties RT-205 Kablosuz ADSL modemi hediye olarak almışlar. (Bu modem ben kablosuz ağı kurarken sorun çıkaracak ve ben Airties Teknik Destek hattı ile görüştükten sonra; bu modemlerin Telekom tarafından Airties ‘a verilen talimatla 12 (kullanıcı) bilgisayardan fazla girişlerin engellenerek üretilmesi talimatının verildiğini ve üretimlerin bu talimata göre yapıldığını öğrenecektim. Bu da demek oluyor ki; Türk Telekom her zaman ki gibi tüketicinin bilinçsizliğinden faydalanıp onu kandırma huyundan vazgeçemiyor. Bunun üzerine aynı model ADSL modemden bir tane almak zorunda kaldım. Bu Telekom hediyesi olmadığı için sorun çıkarmadı.) zemin kattaki Airties RT-205 kablosuz modemin sinyalini güçlendirerek internete otelin 1,2,3 ve 4. katında da erişilmesini sağlamam gerekiyordu. Çünkü Airties RT-205 Kablosuz modemin kablosuz internet sinyali tüm katlar için yetersiz kalıyor. Bunun için sinyalin güçlendirilmesi gerekiyor. Ben bu durum için Airties için üretilmiş AP302 Access Point (Erişim Noktası) cihazlarını seçtim. Her kata 1 adet bu cihazdan yerleştirerek zemin kattan gelen cihazı güçlendirip dağıtmayı hedefledim. Zaten Access Point cihazları bu iş için üretilmiş. 4 Katlı bir yapıya kurulum yapılacağı için 4 adet Access Point gerekti.
Gelelim cihazların kurulumuna:
Önce Airties RT-205 Adsl modemden başlayalım. İnternet Explorer adres çubuğu kısmına 192.168.2.1 ile modemin web ara yüzüne giriş yapıyoruz. Yönetim kısmından modemin web ara yüzüne erişmek isteyenler için parola şartını getiriyoruz. Modeme parola vermek önemlidir. Çünkü kuracağımız kablosuz siteme erişenler modeme bağlanıp, yaptığımız ayarları değiştirerek kablosuz sistemin çalışmamasını yol açabilirler. Bu olay Access Pointler içinde geçerlidir. Modemin web ara yüzünü şifreledikten sonra menüden Kablosuz başlığına tıklıyoruz. Hemen kablosuz seçeneğinin altındaki Kablosuz Ayarları sekmesini açıyoruz. Gelen ekrandan “Kablosuz Ağ Adı (SSID):” kısmına modemin kablosuz ağ sinyalinden faydalanarak internete bağlanacakları için bu ağın adını belirtiyoruz. Ben bu ad için OtelZeminKat diyorum. Bundan hemen sonra yanı ekranda bulunan Kanal seçeneğine geliyorum. Bu modemin frekans yapacağı kanalı belirtiyor. Ben 11 nolu kanalı seçerek ayarları kaydediyorum. Yine Kablosuz başlığı altında gelen Güvenlik sekmesini tıklayarak kuracağımız ağın yetkisi olmayan kullanıcılar tarafından erişilmesine engel getirmiş olacağız.  Gelen ekranda Kablosuz Güvenlik Seviyesini Seçiniz uyarısıyla karşılaşacağız. Biz WEP (Wired Equivalent Privacy) kablosuz eş güvenlik anlamına gelen seçeneği işaretliyoruz. Daha sonra gelecek olan ekranda Onay modu olarak Açık(Open) seçeneğini işaretliyoruz. Şifre kısmına ise 10 haneli sayısal bir değer giriyoruz. (Örn: 1234512345) VE son olarak 64 bit seçeneğini seçerek ayarlarımızı kaydediyoruz. Şimdi sıra geldi otelin 1. katına yerleştireceğimiz Access Pointin kurulumuna:
Baştan söylemem gerekiyor ki; elimizde 4 adet aynı cihazdan var. Bu cihazlar fabrika ayarlarıyla geldiği için tüm ayarları aynıdır. Burada bizim için problem çıkaracak tek faktör cihazların ip adreslerinin aynı olmasıdır. Bu durum ağda ip çakışmasına sebebiyet vereceği için ilk iş olarak bu cihazların ip adreslerini bir birinden farklı değerler ile değiştiriyoruz. Default (varsayılan) olarak belirlenmiş olan ip adresi 192.168.2.254’tür. Hemen elimizdeki AP302 cihazlarından herhangi birini cat5 kablo ile bir bilgisayar bağlayıp kuruluma başlıyoruz. Cihazı bağladığımız bilgisayara manuel (elle) ip adresi atamamız gerekiyor. Çünkü Access point otomatik ip isteyen bilgisayara yanıt veremeyeceği için sınırlı bağlantı gözükecektir bilgisayarımızda. Bu sorunun çözümü için masaüstünde bulunan Ağ Bağlantılarım simgesine sağ tıklayıp özellikler diyoruz. Daha sonra gelen Yerel Ağ Bağlantısına sağ tıklayıp özellikler diyoruz. Hemen ardından çıkan seçeneklerden “Internet iletişim kuralları (TCP/IP) ye çift tıklıyoruz. Gelecek olan ekran bize ip atamamızda kolaylık sağlayacak. “Aşağıdaki ip adresini kullan” seçeneğini işaretleyip; ip adresi için192.168.2.3 giriyoruz. “Alt ağ maskesi”ne tıkladığımızda bilgisayarın otomatik olarak 255.255.255.0 değerini atadığını görmüş olacağız. Ayarları kaydettikten sonra; Internet Explorer adres çubuğu kısmına 192.168.2.254 yazıyoruz. AP302 ‘nin web ara yüzü karşımıza çıkıyor. Parolasız giriş yaptıktan hemen sonra; Yönetim menüsü altında cihaza parola veriyoruz. Hemen ardından cihazın Ip adresini değiştirmek üzere; YEREL AĞ sekmesinin hemen altında gelen “IP Ayarları”na tıklıyoruz. Önümüze çıkan ekranda “Ip adresi” olarak bulunan değer 192.168.2.254 ‘tür. Hemen bu değeri 192.168.2.251 ile değiştirip diğer ayarlara dokumadan değişikliği kaydediyoruz. Bundan sonra elimizdeki cihaz 192.168.2.251 nolu ip adresini kullanacaktır. Hemen ardından KABLOSUZ AĞ seçeneğinin altında bulunan “Kablosuz Ağ Ayarları” seçeneği ile gelen ekrandan 11 nolu “KANAL”ı seçip bu ağın adına OtelKat1 diyoruz. Hemen ardından Kablosuz Güvenlik seçeneğine tıklayıp WEP şifreleme türünü seçip Airties RT205 kablosuz ADLS Modeme vermiş olduğumu şifrenin aynısını “1234512345” değerini verip ayarları kaydediyoruz. Hemen ardından AP302’nin web ara yüzünden Çalışma Modu kısmındaki seçeneklerden Mesh (tekrarlayıcı) ‘yı seçip ayarları kaydediyoruz. AP302’nin web ara yüzüne yeni bir seçeneğin geldiğini görmüş oluyoruz. Bu seçenek Mesh Ayarları dır. Mesh ayarları kısmında 11 nolu frekans kanalından yayın yapan bütün kablosuz cihazların listesi taramadan sonra önümüze gelecektir. Biz OtelZeminKat olarak gözüken cihazı işaretleyip listeye ekliyoruz ve ayarları kaydediyoruz. Hemen ardından Modemin ara web ara yüzüne giriş yaparak menüden KABLOSUZ sekmesinin hemen altındaki “Mesh Ayarları”nı tıklıyoruz. Gelen ekranda 11 nolu kanalda yayın yapan kablosuz cihazların listesi sıralanacaktır. Biz OtelKat1 ‘i işaretleyip ayarları kaydediyoruz. Ve böylelikle 1. Kat’ın kurulumunu gerçekleştirmiş oluyoruz. Bu ayardan sonra ADSL modem ile bir işimiz kalmadı. Kablosuz ağın kurulumu bitti sayılır. Çünkü diğer adımların 1. kata kurduğumuz Access Pointe uyguladığımız ayardan farkı pek yok.
Sadece dikkat edeceğimiz ve kurduğumuz cihazdan farklı olarak yapacağımız şey şu:

2. Katın Access Pointine ip atarken : 192.168.2.252 değerini giriyoruz. Kablosuz ağ adına OtelKat2 diyoruz ve Mesh ayarları kısmında OtelKat1 ‘i bulup ekliyoruz ve hemen ardından OtelKat1 cihazına girip Otelkat2 ‘yi Mesh Ayarları kısmında listeye ekleyip ayarları kaydediyoruz. Böylece ikinci kata da bağlantı erişimi sağlanmış oluyor.

3. Katın Access Pointine ip atarken : 192.168.2.253 değerini giriyoruz. Kablosuz ağ adına OtelKat3 diyoruz ve Mesh ayarları kısmında OtelKat2 ‘i bulup ekliyoruz ve hemen ardından OtelKat2 cihazına girip Otelkat3 ‘üi Mesh Ayarları kısmında listeye ekleyip ayarları kaydediyoruz. Böylece üçüncü kata da bağlantı erişimi sağlanmış oluyor.

4. Katın Access Pointine ip atarken : 192.168.2.254 değerini giriyoruz. Kablosuz ağ adına OtelKat4 diyoruz ve Mesh ayarları kısmında OtelKat3 ‘ü bulup ekliyoruz ve hemen ardından OtelKat3 cihazına girip Otelkat4 ‘ü Mesh Ayarları kısmında listeye ekleyip ayarları kaydediyoruz. Böylece dördüncü kata da bağlantı erişimi sağlanmış oluyor. Böylelikle 4 katlı bir yapıya kablosuz ağ kurarak kullanıcıların hizmetine sunduk. Bu konuda bana soru ve önerilerinizi belirtmekten lütfen çekinmeyiniz.

 
Orjinal tema Silicon Türkçe çeviri Mavinefes.com
Copyright © 2007 Ramazan KOCAKAYA ’s weblog.