Bir Wireless Network (kablosuz ağ) kurulumundan…

Network 90 Yorum »

İnsan iradesinin en iyi ürünü, baş döndürücü teknolojinin son harikalarından internet gün geçtikçe her yerde erişilmek üzere kullanıcıların hizmetine sunuluyor. Üniversite kampüslerinde, Hava limanlarında, Otellerde, Restaurantlar da ve hatta ve hatta bazı semt ve sitelerde kablosuz Wi-Fi mimarisi kullanılarak internete erişimimiz sağlanıyor. Artık insanlar internet bağlantısının bulunduğu yerlerde zaman geçirmek istiyorlar. Hatta artık bu tür yerlerin seçiminde ilk olarak kablosuz internet bağlantısının olup olmadığı sorusu soruluyor.
Hâl böyleyken artık 2 yıldızlı oteller bile kablosuz internet hizmetini vermek zorunda kalıyorlar. Geçen haftalarda böyle bir durumla karşılaştım. 4 Katlı bir otel için kablosuz internet bağlantısı kurmam gerekti. Zaten otelin zemin katında kablosuz bağlantı vardı. Bunun sebebi orda kullanılan modemin kablosuz oluşu ve bu modemin zemin katında olmasıydı. Otele internet bağlarken TTNET kampanyasından faydalanıp ücretsiz Airties RT-205 Kablosuz ADSL modemi hediye olarak almışlar. (Bu modem ben kablosuz ağı kurarken sorun çıkaracak ve ben Airties Teknik Destek hattı ile görüştükten sonra; bu modemlerin Telekom tarafından Airties ‘a verilen talimatla 12 (kullanıcı) bilgisayardan fazla girişlerin engellenerek üretilmesi talimatının verildiğini ve üretimlerin bu talimata göre yapıldığını öğrenecektim. Bu da demek oluyor ki; Türk Telekom her zaman ki gibi tüketicinin bilinçsizliğinden faydalanıp onu kandırma huyundan vazgeçemiyor. Bunun üzerine aynı model ADSL modemden bir tane almak zorunda kaldım. Bu Telekom hediyesi olmadığı için sorun çıkarmadı.) zemin kattaki Airties RT-205 kablosuz modemin sinyalini güçlendirerek internete otelin 1,2,3 ve 4. katında da erişilmesini sağlamam gerekiyordu. Çünkü Airties RT-205 Kablosuz modemin kablosuz internet sinyali tüm katlar için yetersiz kalıyor. Bunun için sinyalin güçlendirilmesi gerekiyor. Ben bu durum için Airties için üretilmiş AP302 Access Point (Erişim Noktası) cihazlarını seçtim. Her kata 1 adet bu cihazdan yerleştirerek zemin kattan gelen cihazı güçlendirip dağıtmayı hedefledim. Zaten Access Point cihazları bu iş için üretilmiş. 4 Katlı bir yapıya kurulum yapılacağı için 4 adet Access Point gerekti.
Gelelim cihazların kurulumuna:
Önce Airties RT-205 Adsl modemden başlayalım. İnternet Explorer adres çubuğu kısmına 192.168.2.1 ile modemin web ara yüzüne giriş yapıyoruz. Yönetim kısmından modemin web ara yüzüne erişmek isteyenler için parola şartını getiriyoruz. Modeme parola vermek önemlidir. Çünkü kuracağımız kablosuz siteme erişenler modeme bağlanıp, yaptığımız ayarları değiştirerek kablosuz sistemin çalışmamasını yol açabilirler. Bu olay Access Pointler içinde geçerlidir. Modemin web ara yüzünü şifreledikten sonra menüden Kablosuz başlığına tıklıyoruz. Hemen kablosuz seçeneğinin altındaki Kablosuz Ayarları sekmesini açıyoruz. Gelen ekrandan “Kablosuz Ağ Adı (SSID):” kısmına modemin kablosuz ağ sinyalinden faydalanarak internete bağlanacakları için bu ağın adını belirtiyoruz. Ben bu ad için OtelZeminKat diyorum. Bundan hemen sonra yanı ekranda bulunan Kanal seçeneğine geliyorum. Bu modemin frekans yapacağı kanalı belirtiyor. Ben 11 nolu kanalı seçerek ayarları kaydediyorum. Yine Kablosuz başlığı altında gelen Güvenlik sekmesini tıklayarak kuracağımız ağın yetkisi olmayan kullanıcılar tarafından erişilmesine engel getirmiş olacağız.  Gelen ekranda Kablosuz Güvenlik Seviyesini Seçiniz uyarısıyla karşılaşacağız. Biz WEP (Wired Equivalent Privacy) kablosuz eş güvenlik anlamına gelen seçeneği işaretliyoruz. Daha sonra gelecek olan ekranda Onay modu olarak Açık(Open) seçeneğini işaretliyoruz. Şifre kısmına ise 10 haneli sayısal bir değer giriyoruz. (Örn: 1234512345) VE son olarak 64 bit seçeneğini seçerek ayarlarımızı kaydediyoruz. Şimdi sıra geldi otelin 1. katına yerleştireceğimiz Access Pointin kurulumuna:
Baştan söylemem gerekiyor ki; elimizde 4 adet aynı cihazdan var. Bu cihazlar fabrika ayarlarıyla geldiği için tüm ayarları aynıdır. Burada bizim için problem çıkaracak tek faktör cihazların ip adreslerinin aynı olmasıdır. Bu durum ağda ip çakışmasına sebebiyet vereceği için ilk iş olarak bu cihazların ip adreslerini bir birinden farklı değerler ile değiştiriyoruz. Default (varsayılan) olarak belirlenmiş olan ip adresi 192.168.2.254’tür. Hemen elimizdeki AP302 cihazlarından herhangi birini cat5 kablo ile bir bilgisayar bağlayıp kuruluma başlıyoruz. Cihazı bağladığımız bilgisayara manuel (elle) ip adresi atamamız gerekiyor. Çünkü Access point otomatik ip isteyen bilgisayara yanıt veremeyeceği için sınırlı bağlantı gözükecektir bilgisayarımızda. Bu sorunun çözümü için masaüstünde bulunan Ağ Bağlantılarım simgesine sağ tıklayıp özellikler diyoruz. Daha sonra gelen Yerel Ağ Bağlantısına sağ tıklayıp özellikler diyoruz. Hemen ardından çıkan seçeneklerden “Internet iletişim kuralları (TCP/IP) ye çift tıklıyoruz. Gelecek olan ekran bize ip atamamızda kolaylık sağlayacak. “Aşağıdaki ip adresini kullan” seçeneğini işaretleyip; ip adresi için192.168.2.3 giriyoruz. “Alt ağ maskesi”ne tıkladığımızda bilgisayarın otomatik olarak 255.255.255.0 değerini atadığını görmüş olacağız. Ayarları kaydettikten sonra; Internet Explorer adres çubuğu kısmına 192.168.2.254 yazıyoruz. AP302 ‘nin web ara yüzü karşımıza çıkıyor. Parolasız giriş yaptıktan hemen sonra; Yönetim menüsü altında cihaza parola veriyoruz. Hemen ardından cihazın Ip adresini değiştirmek üzere; YEREL AĞ sekmesinin hemen altında gelen “IP Ayarları”na tıklıyoruz. Önümüze çıkan ekranda “Ip adresi” olarak bulunan değer 192.168.2.254 ‘tür. Hemen bu değeri 192.168.2.251 ile değiştirip diğer ayarlara dokumadan değişikliği kaydediyoruz. Bundan sonra elimizdeki cihaz 192.168.2.251 nolu ip adresini kullanacaktır. Hemen ardından KABLOSUZ AĞ seçeneğinin altında bulunan “Kablosuz Ağ Ayarları” seçeneği ile gelen ekrandan 11 nolu “KANAL”ı seçip bu ağın adına OtelKat1 diyoruz. Hemen ardından Kablosuz Güvenlik seçeneğine tıklayıp WEP şifreleme türünü seçip Airties RT205 kablosuz ADLS Modeme vermiş olduğumu şifrenin aynısını “1234512345” değerini verip ayarları kaydediyoruz. Hemen ardından AP302’nin web ara yüzünden Çalışma Modu kısmındaki seçeneklerden Mesh (tekrarlayıcı) ‘yı seçip ayarları kaydediyoruz. AP302’nin web ara yüzüne yeni bir seçeneğin geldiğini görmüş oluyoruz. Bu seçenek Mesh Ayarları dır. Mesh ayarları kısmında 11 nolu frekans kanalından yayın yapan bütün kablosuz cihazların listesi taramadan sonra önümüze gelecektir. Biz OtelZeminKat olarak gözüken cihazı işaretleyip listeye ekliyoruz ve ayarları kaydediyoruz. Hemen ardından Modemin ara web ara yüzüne giriş yaparak menüden KABLOSUZ sekmesinin hemen altındaki “Mesh Ayarları”nı tıklıyoruz. Gelen ekranda 11 nolu kanalda yayın yapan kablosuz cihazların listesi sıralanacaktır. Biz OtelKat1 ‘i işaretleyip ayarları kaydediyoruz. Ve böylelikle 1. Kat’ın kurulumunu gerçekleştirmiş oluyoruz. Bu ayardan sonra ADSL modem ile bir işimiz kalmadı. Kablosuz ağın kurulumu bitti sayılır. Çünkü diğer adımların 1. kata kurduğumuz Access Pointe uyguladığımız ayardan farkı pek yok.
Sadece dikkat edeceğimiz ve kurduğumuz cihazdan farklı olarak yapacağımız şey şu:

2. Katın Access Pointine ip atarken : 192.168.2.252 değerini giriyoruz. Kablosuz ağ adına OtelKat2 diyoruz ve Mesh ayarları kısmında OtelKat1 ‘i bulup ekliyoruz ve hemen ardından OtelKat1 cihazına girip Otelkat2 ‘yi Mesh Ayarları kısmında listeye ekleyip ayarları kaydediyoruz. Böylece ikinci kata da bağlantı erişimi sağlanmış oluyor.

3. Katın Access Pointine ip atarken : 192.168.2.253 değerini giriyoruz. Kablosuz ağ adına OtelKat3 diyoruz ve Mesh ayarları kısmında OtelKat2 ‘i bulup ekliyoruz ve hemen ardından OtelKat2 cihazına girip Otelkat3 ‘üi Mesh Ayarları kısmında listeye ekleyip ayarları kaydediyoruz. Böylece üçüncü kata da bağlantı erişimi sağlanmış oluyor.

4. Katın Access Pointine ip atarken : 192.168.2.254 değerini giriyoruz. Kablosuz ağ adına OtelKat4 diyoruz ve Mesh ayarları kısmında OtelKat3 ‘ü bulup ekliyoruz ve hemen ardından OtelKat3 cihazına girip Otelkat4 ‘ü Mesh Ayarları kısmında listeye ekleyip ayarları kaydediyoruz. Böylece dördüncü kata da bağlantı erişimi sağlanmış oluyor. Böylelikle 4 katlı bir yapıya kablosuz ağ kurarak kullanıcıların hizmetine sunduk. Bu konuda bana soru ve önerilerinizi belirtmekten lütfen çekinmeyiniz.

“Security” mi bıraktılar ?

Bilgisayar 9 Yorum »

Teknoloji büyüme hızıyla baş döndürüyor. Bu büyüme ile birlikte hayatımızın her dalında teknolojiyi kullaniyor olduk. Bilişim ve Bilgisayar konusu hayatımızı ne kadar işgal ederse o kadar da tehlike arz ediyor. Bunun sebebi ise bilinçsizliğimiz…

Günlük yaşamımızdaki işlemlerimizin elektronik ortama taşınması elbetteki omuzlarımızdan bir çok yükü kaldırıyor. Fakat elektronik işlemlerde tehlike çanları çalıyor. Bilinçsizliğimiz başımıza dertler açıyor.

***

Örnekler vererek konuyu genişletelim biraz:

Haberleşme’den bir misal vereyim. İlk olarak dumanla, güvercinle saglaniyordu insanlar arasındaki haberleşme. Daha sonra Telgraf , Telefon buluşlarıyla bu iş daha kolay hızlı bir hale geldi. Şimdi anlık olarak kullanılan ve en iyi diyebileceğim (!) Yöntem ise; Chat (Messenger , Yahoo , Google Talk , Icq vb. ) programların aracılığıyla yapılan haberleşme biçimidir. Tabiî ki bu yöntem tamamen elektronik bir ortamda yapiliyor. Herkesin bir Account ‘ u ( Hesabı ) var. Tıpkı bizim evlerimizde kullandığımız her telefonun bir adet numaraya sahip olması gibi. Buraya kadar her şey güzel. Fakat bu olay telefondaki gibi sabit değil. İnternet dediğimiz bir olay gelişti ve anlattığım görüntülü haberleşmeyi yapabilmek için bir yere kabloya bağlı kalmak gerekmiyor. Farklı yerlerden internete çıkabilen bilgisayarlardan oturum açılabiliyor.İster yazılı, İster sesli ister görüntülü haberleşmenizi gerçekleştirebiliyorsunuz. Bu yöntemi cep telefonundan ayıran en can alıcı kısmı ise karşılıklı görüntü aktarımının verdiği avantaj ile haberleşen insanların bir birleriyle hem konuşup hem karşılıklı olarak bir birlerini görmesidir. Ha diyeceksiniz cep telefonu bir yere bağlı olsaydı onunlada elbet böyle bir görüşme yapılabilirdi. Fakat bilgisayar olayında kablo devri çoktan aşıldı ve Wi-Fi yani kablosuz ağa geçildi. Eğer herhangi bir kablosuz ağ alanının içerindeyseniz ve o ağa dahil olmak için yetkiniz varsa o zaman teknolojinin bu eşsiz nimetinden faydalanabilmeniz için hiçbir neden bulunmuyor. Bu anlattıklarımı belki bir çoğunuz biliyorsunuz. Ama bilmeyenler için değindim. Şimdi bu kadar güzelliğin içinde bize zarar veren kısma gelelim. Sanal Mağdur olma olayına!… Yukarıda anlattığım haberleşmeyi herkes yapabiliyor. 7 yaşındaki çocuklar bile hatta belki daha da alt yaştan olanlar bile bu yöntemi kullanarak haberleşiyor veya sohbet ediyorlardır. Çünkü gerçekten uzmanlar tarafından olay çok basit hale getirilmiş. Ama bu kadar bilinçsiz insanın bunu kullanması onlara zarar vermez mi?

Bence : EVET !

***

Şöyle düşünelim. Biri sizin cep telefonunuzu ele geçirdi. Ve telefonunuzda kayıtlı numaralara olur olmaz mesajlar çekti. Şimdi ayıklayın bakalım pirincin taşını…

Sanal mağdur olmakda böyle bir durum söz konusu olabiliyor. Biri sizin elektronik ortamda chat (sohbet) amacıyla kullandığınız hesabınızı ele geçirirse bu söylediklerimi yapabilir. Belki de gelen mail kutunuzda size zarar verecek bilgiler veya kaybolursa işinizi feci şekilde aksatabilecek elektronik dölümanlar bulunabilir. Birde hesabınıza kayıtlı insanlarla sizin adınıza konuşup maddi değeri olan şeyler isteyebilir veya olur olmaz konuşabilir… Bence sık kullandığınız bir hesabınız var ise; artık o cep telefonu numaranız gibi sizin adınızla özdeşleşmiştir. Ve size özeldir.

***

Peki bu konuda neler yapilabilir?

Hiçbir hacker veya saldırgan sihirbaz değildir. Bilgi , Zeka ve Şans kriterlerini kullanarak size zarar verebilir. En başta parola güvenliğini sağlamalısınız. Bir çok yerde elektronik hesaplarınız bulunabilir. Hesap adları aynı olabilir. Fakat asla şifrelerinizi bire bir aynı yapmayın. Bir de verdiğiniz şifreler öyle doğum tarihiniz , ev numaranız gibi basit şeylerse; bu güvende olmadığınız anlamına geliyor. Benden size en sağlam öneri: Şifreniz öyle bir şey olsun ki. Bir insanın 10 saniye bakarak aklında tutamayacağı kadar karmaşık olsun. Nasıl mı ? Diyelim şifreniz “cokoturgacligoturgec “ gibi güvenli olduğunu düşündüğünüz bir kelime olsun. Böyle bir şey 10 sn içerisinde akılda kalabilir. Fakat sesli harf kullanmadiginizda “ cktrgclgtrgc “ halini aliyor. Ve bir insanın 10 saniye bakarak aklında tutamayacağı bir hale geliyor. Bunu birinci kural olarak aklınızda bulundurun.

Bu 1. sınıf güvenli bir şifre bana göre. Ama eğer klavyeden rakam ve sembol olayına da girerseniz parolanızı şimdilik sağlama almış oluyorsunuz. Güvenlik uzmanlarının başa çıkamadığı açıklardan en büyüğü kullanıcılardır. Yani en büyük açık sizsiniz. Tamam parola sağlam. Ama siz gidip elinizle o parolayı başkasına verirseniz. Tabiî ki yapabilecek bir şey yok. Başkası dediğim 2. şahıs insanlar. Siz isteyerek elbette parolayı vermiyorsunuz. Haberiniz yok fakat şifre sanal korsanın eline geçiyor bile. Peki buna karşılık olarak ne yapmalısınız. Trojdan , virüs vb. zararlı yazılımlar sizi korsanların ağına düşüren en büyük olta!. Bir kere ben işlem yaptığım veya her hangi bir hesaba giriş yaptığım bilgisayar da şu iki önemli noktaya dikkat ederim. Bunu anlatmadan önce şunu söyliyeyim. Bu anlatacağım olaya dikkat ederseniz % 100 güvenlik diyemesemde çok yüksek güvenliğe erişmiş olursunuz. Mutlaka parola kullanacağınız bilgisayarlar da yani bir hesabınıza giriş yapacaksanız ise mutlaka sizi korayan karşı bir yazılımın (Antivirüs) ‘ün olması gerekir. Bunun sebebi ne? Çünkü eğer bilgisayar ‘a yüklü ve arkaplanda çalışan casus küçük bir yazılım var ise şifrelerinizi başkalarına gönderebilir. Bunun için Antivirüs’ler altından biçilmiş kaftan….Antivirüs varsa o anda şifrenizin başkasına ulaşmasını sağlayacak bir yazılımın çalışmadığından%99 emin olabilirsiniz. ( Banka hesaplarınız ‘dan tutun en basit olarak bir forumda açtığınız hesaplarınıza kadar bu söylediklerimi uygulayın. Emin olun güvende olacaksınız. ) Kesinlikle size gelen mail lere aldanmayın. Hiçbirservis sağlayıcı mail yoluyla kullanıcısından şifresini istemez. Ayrıca bir yere kullanıcı adı ve şifre girişi yapacaksanız mutlaka tarayıcınızın adres kısmına bakın ve doğru sitede olduğunuzdan emin olun. Ama şunu da unutmayın % 100 güvenlik diye bir şey yoktur.

Güvenli günler geçirmeniz dileğiyle…

Bilgisayarınız için en iyi performans

Bilgisayar 6 Yorum »

Bilgisayarınızdan alınabilecek en iyi performansı almak istiyorsunuz. Fakat nasıl yapacağınızı bilmiyorsunuz. O halde bu yazacaklarımı dikkate alırsanız, Bilgisayarınız ile maximum oranda verimli çalışabilirsiniz. Fakat şu var ki; hiç bir şekilde bilgisayarınızın donanım aksamlarından daha yüksek bir performans alamazsınız.

Şunu unutmayın ki; bilgisayar donanım özellikleriniz ne kadar kötü olursa olsun, bilinçli bir kullanıcı tarafından kullanıldığında; o bilgisayardan maximum yani alınabilecek en iyi performansın alınması doğal bir olaydır. Anlatacaklarım bilgisayarlarını işinde kullanan ve ondan en iyi performansı almak isteyenlere hitap edecektir sanırım. Zaten evinde bilgisayarı eğlence amaçlı bulunduran ( Muzik, Film vb. ) insanlar yüksek özellikte bilgisayar kullanıyorlardır. Fakat bunları bilmelerinde yine fayda var diye düşünüyorum.

***

Öncelikle çalışma ortamınız ne olursa olsun; Yaptığınız işten bilgisayarınızın sizi sıkacak kadar ağırlaşmasını istemiyorsanız, görsel öğelerden biraz tasarruf etmeniz gerekir. Bunun en göze çarpan örneği Masaüstü arkaplanında bulunan duvarkağıdıdır. Orda bulunan görüntünün bize görsel açıdan başka bir fayda sağlamadığı ortada. Yaptığınız işlemler arası geçişlerinizde masaüstü bir iki gözünüze mutlaka çarpar. Bu geçişleriniz sırasında o resmin arkada durması sizin için bir dezavantaj olur. Bunu göz önünde bulundurarak orada hiç bir görsel öğeye yer vermemenizi tavsiye ederim. Eğer bir Windows XP kullanıcısıysanız; kullandığınız temayıda gözden geçirmeniz gerekecektir. Windows 98 de kullanılan temayı bilirsiniz. Gri zemin üzerine siyah harflerle yazan “Başlat” çubuğundan hatırlamanız gerekir. XP sistemi içinde o temayı kullanabilirsiniz. Bazı insanlar görsel olarak alıştıkları için, artık işletim sistemlerini temalardan tanıyorlar. Tema değişti mi sanki makinaya Windows 98 yüklenmiş gibi bir his doğuyor. İşletim sistemi özelliklerinde bir değişme olmaz. Bu konuda rahat olun. Sadece özellikleri belli olan bilgisayarınızdan aldığınız verimden daha fazlasını almak için çabalıyoruz… Eğer bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, anlatayım:

Masaüstün ‘de bulunan Bilgisayarım simgesine sağ tıklayıp özelliklerden; gelen ekran içerisinden gelişmiş sekmesini tıklıyorsunuz. Performans bölümündeki ayarlar butonuna bastıktan sonra seçmek istediğiz görünüm tipi size sorulacaktır. En iyi performans için uğraştığımıza göre; seçenekler arasındaki “En iyi performans için ayarla” nın hemen yanında bulunan kutucuğu işaretleyoruz ve “Uygula” diyoruz. Bilgisayarınız bir süre sizi beklettikten sonra bahsettiğimiz görünüme ve rahatlığa kavuşacaktır.

****

Performans için yapabileceğiniz daha farklı şeyler de var. Örneğin; gereksiz programların sürekli çalışarak bilgisayarımızı daha da ağırlaştırmasıdır. Bunun çeşitli nedenleri var. Kurduğunuz bazı programlar bilgisayar başlarken çalışmaktadırlar. Bana göre Antivirüs ve Güvenlik yazılımları dışında işinize engel olmayacak hangi program olursa olsun; bilgisayar başlatılırken otomatik olarak devreye girmesi yanlıştır ! Peki bunu nasıl önleyeceğiz kısmına gelince; Başlat -> Çalıştır ‘a msconfig yazıp enterı tuşlayın. Gelen seçeneklerden en üstte ve sağda bulunan başlangıç öğesini tıklayın. Daha sonar seçenekler dizisinden; En Altta sağda bulunan tümünü devre dışı bırak ile tüm programların bilgisayar açılırken otomatik olarak devreye girmesinin önüne geçiyoruz. Yalnız ayarları uygula demeden önce; Antivirüs, Güvenlik yazılımları ve bilgisayar açılırken çalışması gereken, çalışmazsa işimize engel olacak programları işaretliyoruz. Yani aktifleştiriyoz. Ne kadar az programa yer verirseniz o kadar iyi. Ayarları uyguladıktan sonra bilgisayarınızı yeniden başlatmanız yeterli olacaktır.

Benden bu seferlik bu kadar. Bu kadar geniş anlatım ile ancak en az yöntemi size söyleyebilirim… How know? olayına gelince. Yandaki iletişim bilgilerimden bana ulaşmaktan çekinmeyiniz…

 
Orjinal tema Silicon Türkçe çeviri Mavinefes.com
Copyright © 2007 Ramazan KOCAKAYA ’s weblog.