Bir anda başlar her şey… Dinlemez aman… Hiçbir şey engel olamaz sevmeye…
Başladı mı, bitmiyor işte! Hayat birden anlamını yitirir. İrade hiç bu kadar kararsız ve çaresiz kalmamıştır. Hiçbir olumsuzluk vazgeçiremiyor beni bu sevdadan. Akıl, hiç bu kadar dalgın olmamıştı. Vicdan hiç bu kadar acı çekmemişti. Bu can o kadar çaresiz ki…
Masum ve temiz duygular bu kadar mı değersiz olur? Yaşadıklarım, yaşansa olurdu elbet bir değeri… Ya da inansaydı…
Zorluk, acı ve çaresizlik… İki seçenek arasındaki belirsizlik, karamsar ve karanlık bir yolda benden seçim bekliyor. Karar veremiyorum. Bu halde; beyaz ile siyahı ayırt edemiyorum. Çünkü ilk kez seviyorum. Acı içten içe yakıyor beni…
Benim sorumlusu bu olanların, biliyorum… Düzeltmek istiyorum, sil baştan olmuyor hiçbir şey… Lisanım yetmiyor kendimi anlatmaya…
Her gün biraz daha eriyor, yine de vazgeçemiyorum. Daha önce yaşanmamış, ne olduğunu bilmediğim, sonucunu kestiremediğim, karşılığından bile emin olmadığım bu sevdadan daha ne kadar yara alacağım? Noktayı koymak, bitirmek, artık sevmemek ve unutmak… Yapamıyorum işte!
Sanmıyorum bir daha bu kadar çok seveceğimi… Sanmıyorum artık kimseye bu kadar değer vereceğimi, gözümde büyüteceğimi… Sanmıyorum…
Aslında ben kafam da oluşturduğum bir kişiliği sevmişim, oysa sevdiğimde yarısı yokmuş bunların! Yine de ismi var. Her şeyden güzel olan… Belki de beni içten içe saran, bu acıyı bana yaşatan bu sevda, bir isim içinmiş… Kim bilebilir?
Bir acı yaşıyorum, biliyorum ama anlatamıyorum. Yetmiyor sayfalar, eksik kalıyor sayılar kendimi anlatmaya…
Her şeyin ilacı zaman… Ne güzel işliyor!
Ve yaptıklarımızın hesabını ödüyoruz… Her günün sonunda, her dünün yarınında…

