Her İşsiz Bir Ahmaktır!

Kitaplar, Kişisel Gelişim 2 Yorum »

Severek okuduğumuz, elimizden bırakamadığımız romanlar vardır. Çok sürükleyici ve etkileyicidirler. Akıcı bir dille yazılmış, bizi kitaba bağlama konusunda baştan çıkarıcı niteliktedirler. Okumayı bize sevdiren; bu sayede bulduğumuz, gördüğümüz, ulaştığımız kitap, dergi, gazete vb. yazılı eserlerden yararlanarak beyinsel gelişim sürecine katkı yapan eserler çok önemlidir.
Benim için bu eserlerden biri de kariyer ustası Celalettin KANDEMİR tarafından yazılan “Her işsiz bir ahmaktır!” kitabı oldu. Geçen kış İstanbul’daydım. Diyarbakır’a döndüğüm gün İstanbul Atatürk Havalimanına biraz erken gitmiş can sıkıntısından etrafı gezinirken uğradığım kitapçıda ilgimi çekmişti. Makul bir fiyatı vardı, bende aldım. Okudum. Çok güzel bir kitap ve size de öneririm.
Kitabın içeriği sizi hayata karşı, işinize, eşinize, ailenize karşı motive edecektir. Kitabı okurken bir arkadaşınızla tartışıyor gibi hissedeceksiniz. Samimi bir dille yazılmış. Çok güzel örnekler ile anlatılmak istenen ve aslında anlamak istemediklerimizi ukala olmayan bir anlatım biçimiyle kabul ettirme çabasında… Kitabın ismi biraz iğneleyici türden fakat içeriğini okumadan ön yargı yapmak yanlış olur.


Bu eseri okurken canınız sıkılmayacak, akıcı bir biçimde yazılmış bir roman okuduğunuzu hissedeceksiniz.
Hayatta başarılı olmak, gerçek anlamda başarıyı göğüslemenin yolu neyden, nerden geçer? Neden iş bulamıyorum? Neden yeni girdiğim işimi kaybettim? Neden …? Şeklindeki sorularınızın cevabı aslında oturup düşündüğünüzde ortada. Sorunun aslında bizden kaynaklandığını biliyoruz lâkin oturup düşünüp cevabını ortaya çıkarmak işimize gelmiyor.
Türkiye ‘de bahsedilen işsizliğin aslında gerçek anlamda yatırımın olmaması ve iyi yönetilmemekten değil toplumlardan kaynaklandığı daha doğrusu insanlardan kaynaklandığı, insanların iş beğenmeyip, sorumsuz oldukları, işine geldiği gibi hareket edip işsiz kaldığını ve daha bir çok acı gerçeği pek o kadar da acı olmayan bir dille anlatmış. Sizi sıkmayacağı için, hayatta size faydasını olacağını düşündüğüm için bu kitabı mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Daha önce görüştüğüm Bursa’dan bir edebiyat hocası bu tür kitapların o kadar da insan için iyi olmadığını, insanları robotlaştırdığını vurguladı ama hayatımda hiç kariyer kitabı okumamış olmama rağmen bu konuda kendisine katılmıyorum. Belki vardır böyle kariyer ve kişisel gelişim kitapları ama bu kitap için kesinlikle öyle bir şey söz konusu olduğunu düşünmüyorum. Bu düşüncesi bana göre bu kitabı okumadığı için olabilir. Belki bu konuda diğer kitaplardan farkı vardır; ki bence öyledir : )
Kitapta karşılaştığım bir diğer nokta ise gözle görülür okuduğunuzda fark etmemeniz mümkün olmayacak olan birkaç yazım hatası… Acaba bu yazar yazdıktan sonra bu kitabı hiç okumadı mı? Dedirtiyor insana… Ama yine de biz anlatılmak isteneni anlıyor, gerekli gelişimi gösteriyor, hayatta bir huzur ve mutluluğa erişmeye çalışıyorsak bu kitap sayesinde… Ne mutlu Celalettin KANDEMİR’ e!
Hiç kitap alışkanlığınız olmamış olsun, her ne kadar ben kitap okuyamam hayatta çok sıkıcı geliyor bana deseniz de kendi kendinize… Israrla söylüyorum bu kitabı bir yerden edinip okuyunuz. Faydalı bir eser olduğundan ve bu kitaba ayırdığınız vaktin size gerçekten fazlasıyla dönüşü olacağından şüpheniz olmasın!

Weblog’a Çoklu Dil Seçeneği Modülü ve Paylaşımlarım Hakkında

İnternet, Kişisel Gelişim 1 Yorum »

Çoktandır yazamıyordum. “Fikir, bilgi, Teknoloji Yazıları” sloganlı weblog’umda fikirlerimi ve bilgilerimi paylaşmak, insanlara faydalı olabilme çabam yetersiz kalıyor diye üzülüyordum. Bilgi Teknolojileri alanında çalışanlar bilirler. Kolay bir iş değildir. Aslında kolayı, zoru bir kenara bırakmak gerek.
Açıkçası çok fazla vakit alan işlemler herkesin canını sıkar. Ne kadar bu alanda uzmanlığınız olsa bile; bazen düşük donanım özelliklerine sahip bir bilgisayarın yaptığınız işlemlere yanıt vermesini bekliyorsunuz veya tam olarak özet sunmak gerekirse, program kurmak donanımları bilgisayara tanıtmak kadar sıkıcı ve bekleten bir iş daha bilmiyorum. Bu sebeplerden dolayı yoğun bir iş alanıdır; bilgi teknolojileri…
Bundan iki, üç yıl önce okuduğum bir roman beni çok etkilemişti. Romanın yazarı Hekimoğlu İsmail, romanın ismi ise; Minyeli Abdullah idi. Çok güzel bir dil ile anlatılmış akıcı ve heyecan verici edebi değeri bende çok yüksek olan bu Romanı Sizin de okumanızı tavsiye ederim. Bu weblog ve daha elimdeki imkanlara göre insanlara daha çok fayda sunmak isteğini bu romanı okuduktan sonra kazandım. Daha önce http://www.ramazankocakaya.com adresini kişisel sayfa olarak kullanıyor, kendimi tanıtan donelere ve referanslarımla ilgili bilgi sunuyordum. Fakat insanın paylaşması gerekir. Hayat her daim paylaşmaktır… Bu sloganı bir forumda görmüş idim. Gerçekten de insanı ayakta tutan ona yaşama heyecanını veren şey bazen insanlara yardım etmek, bir şeyleri paylaşmak ve kendisinin sunduğuyla bir başka insanının fayda gördüğünü görmek ayrıca da mutluluk getirir. Huzurlu bir hayat kolay değil. Huzur bir İslam da bir de bilgi peşinde koşma da, kendini geliştirmeye insanlara faydalı olmaya adamadadır bence…
Neyse lafı uzatmayalım. Bütün bunları göz önüne alırsak az önce bahsedeceğim ve kendim yaptığım, Google alt yapısıyla çalışan, ismine çoklu dil seçeneği modülü dediğim olay nedir?
Bu modülün alt yapısından biraz bahsedeyim. Google Translate hizmetini duydunuz mu bilmiyorum ama cümleyi, şiiri vs. vs. bir çok şeyi piyasada bulunan ve buna benzer hizmet verenlerden çok daha fazla dilde onlardan çok daha iyi çeviri yapan; “Google ‘un yeni numarası…” desem ayıp olmaz her halde. Şimdi sistem nasıl çalışıyor? Önce ondan bahsedeyim. http://translate.google.com.tr adresinden yayında olan bu pek yeni hizmet, aşağıdaki tablodan da anlaşıldığı üzere yirmi bir dilde metin çevirisi yapıyor.


Gayet başarılı çeviriler yapıyor. Her ne kadar başarılı desem de çeviriyi yapanın bir bilgisayar olduğunu unutmamak gerekiyor. Dolayısıyla hiçbir zaman bir insanın çevirdiği kadar orijinal çeviremez. Ama yine de hiç yoktan çok çok daha iyidir. Bu hizmetin en can alıcı özelliklerinden birisi de bir internet sitesini tamamen alıp aynı tasarıma çok çok yakın bir şekilde resimler hariç içindeki bütün metinleri çevirerek resmen siteyi İngilizce olarak size sunmasıdır. Yazımın başında belirttiğim gibi, paylaşmanın benim için önemi büyüktür. Herkese ulaşsın diye Çoklu dil modülünü oluşturdum. Ve sizlere sunuyorum. Beğenen de olur beğenmeyende olur. Ama ben her zaman daha çok insana nasıl ulaşılır, daha çok insana doğru bildiğim fikirleri sunma ve onlardan bu fikirler konusunda eleştiri almayı belki de yanlışsam kendimi bu konuda mahkeme etmeyi hedefliyorum. Çoklu dil modülü Weblog’un hemen sayfanın sağ tarafında bulunan kategoriler bölümünün altında bulunuyor. Weblog’taki yazılardan Almanca, Çince, Fransızca, İngilizce, İtalyanca, Japonca, Rusça ve Yunanca bilenler faydalanabilecekler. Bu hizmetten dolayı Google’ı ve çalışanlarını kutluyorum.

Esaretin Bedeli

Medya, Kişisel Gelişim 1 Yorum »

İnsanların yaşayışını, maceralarını, dramlarını ve buna benzer birçok hâl ve hareketlerini; izleyecek kesime mesaj vermeye çalışarak; kaleme alınan senaryolarla çekilen filmler, benim için çok önemlidir. Gerçek sanat dediğimiz olay;  kültürü ve ilmi bize empoze etmek ile farklı bakış açılarını kazanmamıza yardımcı olmaya çalışan emektir. Bahsettiğimiz emeğin ortaya çıkardığı ürün çoğunluk tarafından beğenilir, takdir görür. Esaretin Bedeli; tam da böyle bir film…

1994 yılı ABD yapımı olan film; Frank Darabont tarafından yönetilmiş…. Senaryosunda da Stephen King ve yine Darabont imzası bulunuyor. Filmi ben beğendim ve önerim üzerine izleyecek olan kişi sayısında ezici çoğunluğun bu filmi beğeneceğini iddia ediyorum. Filmin içeriğine değinmek istemiyorum; çünkü bu filmde;
Hırs, Umut, Başarı, Zekâ, Sabır, Emek, Dostluk, Zorluk, vs… olması gereken ne varsa; hepsi mevcut. Sadece filmi izleyen biri olarak; şuna değinmek istiyorum: Geçmişte olanlar ve onların çıkardıkları sonuç ne olursa olsun, biz içinde bulunduğumuz duruma bakmalı ve ona göre hareket etmeli ve de; kesinlikle umudumuzu yitirmeden varmak istediğimiz noktaya ulaşabilmek için büyük bir özveri göstermeliyiz. Hayat ve koşullarımız adaletli olmayabilir, ama herşeye rağmen diyerek bakmalıyız olaylara!..

Bu filmi izlememe vesile olan Mehmet Ağabey’e teşekkürler….

 
Orjinal tema Silicon Türkçe çeviri Mavinefes.com
Copyright © 2007 Ramazan KOCAKAYA ’s weblog.