Gün içerisindeki koşuşturmalarımızdan dolayı yorgunluk ve stresimizin ruh ve beden sağlığımıza zarar vermemesi için dinlenir, eğlenir bir şekilde tekrar tekrar motive olmaya çalışırız. Kimimiz stresini sessiz bir ortamda kendini dinlendirerek atar. Kimimiz de; bir barda gürültü seviyesinin yüksek olduğu bir yerde stres atmaya çalışır.
Bunların dışında her akşam evde televizyon başına kurulduğumuzda izlediğimiz programlarda tarzımıza göre komedi, aksiyon, dramatik konulardaki programları izleyerek günün stresinden kurtulmaya çalışırız. Haberleri açarız büyük bir heyecan ve çarpıtmayla olaylar yansıtılır. Kendimizi kaptırmamamız mümkün değil. Haberler içerisi kanalın spikerleri tarafından yorumlarla süslenmiş, bizi etkileyen ses efektlerinin eklendiği bir şekille önümüze sunuluyor. Sebebi ise rayting… Daha çok izlenme… Daha çok kazanma… Yazık değil mi? Objektif bir biçimde olayları o renkli kutunun ekranına taşımak varken, neden insanların beynini ütüleyen bir sistem işlesin? Ülkenin Batısındaki bir adam doğuya geldiğinde bana buraları ben böyle bilmiyordum. Televizyonda izlediğim gibi değilmiş buralar dediğinde; içim burkuluyor. Ben de batıya gittiğimde öyle medyada yansıtıldığı gibi görmüyorum oraları…
Yazık değil mi bize?
Haberlerden sonraki programlara gelince… Formatı ne olursa olsun eğer bir program Dini sömürüyorsa, argo içeriyorsa ve içerisinde cinsel içerikli espriler kısıtlı değilse, bilin ki kolaya kaçılmış ve bir kalitesizlik söz konusu! İnsanı nasıl kandırabilirime gidilmiştir… İsmi manidar çok güzel hareketler bunlar diye skeçlerle Beşiktaş Kültür Merkezi Mutfak! Oyuncuları tarafından hazırlanmış bir televizyon programı var. Genel sanat yönetmeni de Sayın Yılmaz ERDOĞAN…

Youtube ‘da izlenme rekorları kırıyorlar… Televizyon da da raytingleri baya iyi! Ama analiz yaptığımda baktım ki insanları güldürmek için inançları sömürenleri öne çıkarıyorlar. Cinsel içerikli espriler, argolar hiç eksik olmuyor…
Haklılar aslında… Haftada 4-5 skeç yazmak insanları kendine bağlı tutmak kolay değil. Onun için kolayı yapmak gerek! Gidip pis hareketlerle insanların annesiyle babasıyla çocuğuyla gittiği, televizyondan izlediği skeçler ortaya çıkarıp insana gülmek dışında çok fazla şey kazandırmayan bir format yapmak gerek… Türkiye’de her yörenin kendine has kültürü, örfü, adêti var… Biraz utanma var… Bırakmadılar bizde utanma. Bırakmadılar! Normalleşiyor giderek böyle şeyler. Açın youtube veya başka bir video paylaşım sitesini, bakın! Yalan mı söylüyorum! Yılmaz Erdoğan’ın borcu mu var, ne? Niye böyle kaliteden yoksun bir işe sanat yönetmeni olmuş? Onun vizontelesi baya bir kaliteliydi oysa. Ama sinema başka televizyon da raytingleri toplamak başka bir şey.
Bütçemiz %400 lerde açık vermiş. Haberi olan? Devletin yükünü artık daha ağır taşıyacağız sırtımızda… Haberi olan? Yok bilmem hangi ünlü hangi lüks cipi almış. Haberi olmayan?
Neden mi %400 açık verilmiş… Ortalığı pislik götürüyor. Bir tane değil, iki tane değil… İçine gömülmüşüz, halimizi göremiyoruz!

İzlemesin kardeşim kimse, zorla izleten mi var? Yooo! Gayet güzel ve gayet de serbest bir şekilde yayınlanıyor. Zoraki olsa RTÜK bırakır mıydı? Canım…