Hayatlarını film setlerinde ve tiyatro sahnelerinde geçiren usta oyuncuların oynadığı BEYAZ MELEK ; Son zamanlarda izlediğim insanlar üzerinde çok olumlu etkiler bırakacağına inandığım acıklı bir sinema filmi.

Bu film Mahsun KIRMIZIGÜL ‘e ilk senaryo ve yönetmenlik tecrübesini yaşatmasına rağmen, filmin usta yönetmenlerin eserleriyle yarışacak kadar iddialı bir içeriği var. Daha bu ilk filminde ustalara taş çıkarıyor. Filmin içeriği; gerçekten artık kimsenin umursamaz olduğu huzur evlerindeki yaşlı ve bakıma muhtaç insanların çektiği acıları ve içinde bulundukları durumu izleyicilerine anlatıyor. Metropol Kentler ( Büyük Şehirler ) de artık Anadolu Örf ve adetlerinin bittiği, Ana-Baba ‘ya saygının tükendiği gerçeği filme çok güzel yansıtılmış. Bizi büyüten bu yaşa getiren insanları son durakları olacak olan huzur evlerine atıp onları birer ayak bağı olarak görüyor olmamız ne acı ! Bunu söylerken genel olarak Türkiye ‘deki insan profilini göz önüne aliyorum. Elbetteki Anadolu insanı tüm Dünya’ ya terbiye ve ahlâk dersi verebilecek kadar saygılıdır. Olayın bu tarafı film de yer bulmuş ve büyük kentlerde yaşayanların insanlık bilincini batıya özenerek kaybettiklerini göstermesi beni duygulandırdı. Diyarbakır ‘dan İstanbul ‘a çocukları tarafından muayeneye getirilen yaşlı Ağa Mâle Ahme hastanedeki tomografi ve diğer tahliller alınırken yaşlı olmasının da verdiği ürkeklikle hastaneden kaçıyor. Kaçarken raslantı sonucu bir huzur evinin kapısına oturup soluklanıyor. Huzur evi sakinleri onun çocukları tarafından oraya terk edildiğini zannedip onu bu duruma alıştıracak şekilde kendisiyle konuşuyorlar. Ardından çocukları Mâle Ahme ‘yi bulup Eve dönmesi için huzur evinin bahçesinde bekliyorlar. Yaşlı adamın çocuklarından Keke Ali huzur evinde geçen garip olaylardan ve ordaki hizmet kârların yaşlılara davranışlarını anlamakta güçlük çekiyor. Adının huzur evi olmasıyla orda gördükleri Keke Ali ‘yi düşündürüyor. Filmde birlik ve beraberliğin önemi meydana gelen olaylarla ortaya çıkıyor. Filim gerçekten çok acıklı. İzlerken gözlerim yaşarmadı desem, yalan olur! Filmin tamamını yazarsam siz izlerken tadı kaçar. Fakat izleminizi mutlaka öneririm. Filmin İzleyiciler üstünde olumlu etkiler bırakacağından adım gibi eminim. Bize sevgi, umut, saygı, özlem, şefkat ve en önemlisi kaybettiğimiz anadolu insanı profilimizi hatırlatacak sahneler kendimize “ Nereye Gidiyoruz?” sorusunu sormamıza sebep olacak.

Çok iyi insan olmamız; şefkatimizi, saygımızı iyi ve temiz yürekliliğimizi yitirmememiz gerektiği, bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmamızı hatırlattığı için Filmin Mimarı Mahsun KIRMIZIGÜL ‘e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum… Filmin Flagmanı :