Bab-ı Esrar yani sırlar kapısı… Yazar Ahmet ÜMİT’i tanımama, Mevlana’ya ve namı değer Şems-i Tebrizi’ye ilgi duymamama vesile olan; beni alıp Konya’aya götüren kitabın adı…. Farklı türden kitaplar okudum ancak böyle sürükleyici bir kitap görmedim. Sürükleyici olmasının sebebi biraz polisiye tarzda yazılmış olmasından kaynaklı olmalı. Ayrıca Yazar’ın Şems ve Mevlana’yı anlatmak için polisiye bir hikayeyi seçmesi bence çok isabetli olmuş. Okurken sıkılmadan, heyecanla okudum. Bu romanı okumanızı tavsiye ederim. Kitabı okurken kendinizi Konya’da bulacaksınız. Konya’nın içinde, roman kahramanı olan sigorta eksperi Karen Kimya Greenwood’un yanında kendinizi bulacaksınız. Onunla birlikte heyecanlanacaksınız, onunla birlikte merak edecek, onunla birlikte korkacak ve onunla birlikte manevi bir dünyada yolculuk yapacaksınız. Roman sizi Şems ile Mevlana’nın yaşamış olduğu zamana götürecek, dünya nimetlerinden kendilerini soyutlamış iki farklı tasavvuf aliminin soluduğu manevi havayı solumanıza vesile olacak… Açıkça Kitabın baştan sona sürükleyici ve bir solukta okunabilecek tarzda olduğunu söylersem yalan olur. Çünkü anımsadığım kadarıyla iki - üç yeri sıkıcı, ve yazarın değinmesine anlam veremediğim ayrıntılara girdiğini gördüm. Kitabı okuyan bu konularda bilgi sahibi birine daha sordum. O’da benimle bu konuda hem fikirdi. Velhasıl kitabın eleştireceğim tek yönü bu oldu. Onun dışında Mevlana ve Şems-i sıkılmadan okuyarak tanımak, Şems-e karşı işlenen trajik cinayete az biraz tanıklık yapmak ve bu arada macera dolu bir yolculuğa çıkmak isterseniz bu kitabı okumalısınız. Yazar Ahmet ÜMİT’i bu kitap sayesinde tanıdım. Genelde polisiye tarzı romanlar yazarmış. Ustalıkla Mevlana ve Şems-i ‘de adli bir olayın (şüpheli otel yangını) içerisinde anlatarak okuyucularının bu konuda bilgi sahibi olmasını sağlamış. Ayrıca Konya’nın mevlevilerini, semazenlerini, sokaklarını, tarihi yapılarını, evliya mezarlarının bulunduğu semtleri; romanın Konya’ya ve Türkiye’ye (çocukluğu hariç) yabancı kahramanı olan sigorta eksperi Karen Kimya’nın dilinden kaleme almış bu sebeple okurken hayalinizde canlandırdığınız her şeyi gözünüzle görme isteğini sizde uyandıracağını düşünüyorum. Kitabı okuyalı yaklaşık 1 yıl oldu. Yine okuma ve o heyecanı yeniden yaşamak istedim. Ben bu satırları yazarken; “Karen Kimya Greenwood Konya’da bir lokantada yediği yağlı fırınkebabı sonrası köpüklü Türk kahvesini yudumluyor.” Umarım okur ve beğenirsiniz.