Büyüyemedim gitti. Okuduğum okul, yaptığım iş, yaşım, boyum hiç biri değer görmedi. Yıllar yılı okuduğum kitaplar, meslekî bilgim vs. hepsi karşımdaki insanın menfaati söz konusu oldu mu? Kocaman bir sıfır! Kişiliğimin bir faydası olmadı menfaatçi insanlara… Halen küçük bir çocuğum onlar için, sömürülmesi kolay bir çocuk!..
Sebep mi? Sebebi benim! Kendimi kontrol edemeyişimdir sebep… Ama şu iş dünyasında veya hayatta arkadaşa eşe dosta kimseye güvenemeyecek miyiz artık? Ben On sekiz yaşıma girdiğimde her şey tamam büyüdüm sanmıştım. Bey olacağım demiştim. Evet bey oldum! Ama sözde…
Özünde gördüğüm muamele ise bir çocuğa yapılandan farksız. İnsan anne babasının gözünde hiç büyümezmiş, hep çocuk kalırmış… Ama diğer insanlarda çocuk muamelesi yapmaktan vazgeçmeyecekler! Bütün bunların sebebi benim! Biliyorum karşıdakinin ne olduğunu ama yüreğimin sesine, merhamete veya saflığıma veriyorum… Müdahale edecek olsam daha da batırıyorum! Ben ne zaman yüreği yaşı büyük biri gibi olursam o zaman hayatta ipleri elime almış olurum.
Bu şekilde hayat çok bunaltıcı… Dertsiz başa; dert! Bana acı veren şey bu ve buna benzer durumlardan kurtulmak eldeyken, kendime bir dur diyememek! Ailemden, arkadaşlarımdan veya iş çevremden yüreklerinin sesine kulak vermelerini sağlamam çok zor biliyorum.
Aklı hür, vicanı hür daha mı iyi oldum? Artık arkama dönüp yüreğimin kararını verdiği olayların sonuçlarına göre bir muhasebe yapmam gerekecek… Önce can, sonra canan demem gerek! (Herkesin yaptığı gibi…) Ama bunu söylemem gerek diyorum, bencil olmanın anlamı yok yinede! Bu doğru olan ama benim için zor olacaktır. Geleceğim bana amade… Geleceğime vicdanımın sesiyle şekil verdikçe kaybetmeye mahkûm olacağım. Kandığım tek şey onurum ve insanlık olacak. Buna enayilik deniliyor günümüzde ama bende başka bir insan olamam ki?


konuyla alakalı Yorumlar
3 users (Kişi Tarafından Bu YazıyaYorum Yapılmış)
Ben sana herzaman olduğu gibi “Ramazan” diye hitap edeceğim. “Ramazan bey” diye değil. Yazdıkların içimi acıttı. Birileri senin canını çok acıtmış. Menfaat kararmış kalplerin taşıdığı bir tür parazit. Senin kalbinde bu tür parazit olmadığı için, hala saf ve dupduru, temiz bir yüreğin olduğu için bu türden yaklaşımları gördükçe üzülüyorsun. Seni herzaman bir kardeşim gibi gördüm. Bu yüzden ancak sana diyebilirim ki: Düsturun “İyilik yap at denize, görmezse balık, görür Halık” olmalı. Seni üzen bu tür yaklaşımların en tesirli ilacı budur. Menfaat kapitalist sistemin asrımıza hediye ettiği en çirkin davranış olgusudur. Buna alışman, öte yandan bazen “hayır” demesini bilmen, yapacaksan da Halık için yapman gerek. Başkalarının enayilik olarak gördüğü onur ve insanlık gibi değerler, bizi ötede kurtaracak olan değerlerdir. Eğer ölecek isek, ki öleceğiz… Varsın enayi olarak ölelim.
Ramazan KOCAKAYA’s: Eywallah ağabey yorumun için… Fakat ben bey olmak istemiyorum. Bey diyenler arkamızdan işler çeviriyor, bey sıfatını benimle tatlı dille konuşup işlerini görmek için kullanıyorlar. İşte onlara iyiliklerimi bey lafına kanıp yaptığımı sanıyorlar. Beni kandırdıklarını düşünüyorlar. Ama çok şükür ki; Allah’ın verdiği muhteşem akıla bende sahibim… Anlıyorum kötü niyetli insanları da, Ama karşımdaki ne kadar kötü olursa olsun ben o kadar belki onun kötülüğünden fazla iyi olmaya çalışacağım.
Hatalı gördüğünüz insanların çoğu özde sizin gibi olabilir. Pratikte sizin gibi değillerse bunun sebebi belki sizden daha şanssız çevrelerde ve sizden daha fazla acı çektirilmiş olmalarından dolayı olabilir. Her şey mümkün. Sonunda sevdiklerine, kendisinden maddi manevi destek bekleyenlere yardımcı olabilmek için pes etmiş, düzenin çarklarına kendilerini bırakmış olabilirler.
İnsanlara bu gözle bakarak, ümit ile hakkı ve sabrı tavsiye ederek tebliğde bulunmaya devam etmeli.
Esas üzücü nedir biliyor musunuz? Her şeyiyle dindar görünen ve o niyette olan ama insanlardan bir çırpıda yüz çeviren kişilerdir. Ben de bunlardan muzdaribim.
Düşenin dostu yok hele bir düş de gör! Bir tekme de hiç ummadığın din kardeşlerinden yersin. üstüne basıp geçer giderler seni çiğnediklerini görmezden gelirler ardlarına bile bakmadan geçer giderler.
insanoğlu çiğ süt emmiştir.
Ayet: “insan rabbisine karşı çok nankördür, kendisi de buna şahittir.”
Ayet insanın yapısı için genel bir ifade.. Yani istisnai Allah dostları yok denecek kadar azdır.
Düşünelim, kendi rabbine karşı nankör olan insanoğlundan ne bekleyebiliriz?
Allahın rahmeti kalbinize aksetmişse vicdanınız ışıldıyorsa çevrenizdekilere hakkı ve sabrı tavsiye etmeyle uğraşın. dostlukmuş kardeşlikmiş hepsi hikâye.
“Faniyim fani olanı istemem” diyeceksin Allaha yönelip umum din kardeşlerin adına tevbeye istiğfara devam edeceksin..
Dünya hayatı çok ince bir yol.
Mazlumken bir kibir bizi suçlu durumuna düşürebilir Rıza-i ilahiyi incitebilir.
başkalarının ne dediğine fazla takmamalı sonra kendi gittiğin yolu şaşırabilirisin
Fikrinizi Belirtin
Not: Bu yazıya yapmış olduğunuz yorum, blog sahibi onayladıktan sonra yayınlanır...